bakma

Kusura bakma, Jack, ama önce seni görmek isteyen eski bir dost var.

I'm sorry, Jack, but there is an old friend who wants to see you first.

Dinle, kusura bakma ama ben burada olmak istemiyorum.

Listen, I'm sorry, but I don't want to be here.

Kusura bakma. Bugün benim için önemli bir gün.

I'm sorry, this is just a big day for me.

Hayır, hayır sakın bana bakma.

No, no, don't look at me.

Kusura bakma ama burası benim de evim ve o da benim kardeşim.

Excuse me. But this is my house, too, and that is my brother.

Kusura bakma, bugün iyi bir gün değil.

sorry, it's just not a good day today.

Evet. Kusura bakma ama hiçbir şey görmedim.

I'm sorry, but I didn't see anything.

Lütfen, bana öyle bakma!

Please, don't look at me!

Kusura bakma, senin için bir şey yapamam.

I'm sorry, I can't do anything for you.

Kusura bakma, bunlar gerçek bir binada çalışan duyguları olan gerçek bir şehrin gerçek insanları.

I'm sorry, these are real people in a real town Working in a real building with real feelings.