bankaya

O, bu bankanın genel müdürü ve ben de onun sekreteriyim.

He is the general manager of this bank, and I am his secretary.

Bu senin hatan, senin ve aptal bankanın.

This is your fault, you and your stupid bank.

Şimdi de onu bankaya karşı bir koz olarak kullanıyorsun, değil mi?

Now you're using him as a weapon against that bank, right?

Yarın bu zamanlar bir bankanın ortağı olacaksın.

This time tomorrow you'll be partner in a bank.

Bankanın içinde ne var, biliyor musun dostum?

You know what's inside that bank, man?

"Bu benim babamın bankası.

"This is my father's bank.

Ve kimse bir sanatçı, Şimdi kimse bir yatırım bankacısı var ve birbirlerinden nefret ediyorlar.

So now one's an investment banker and one's an artist, and they hate each other.

Evet, teknik olarak ama bir bankada çalışıyor ve

Yeah, technically, but she works at a bank and

Kadın Jack ile birlikte bankaya bir şey almak için gitmiş.

Well, she went to the bank with Jack to get something.

Neden daha güvenli bir yer olan bankada değil?

Why not keep it in a bank where it's safe?