Turkish-English translations for bant:

tape · band · recording · broadband · bandwidth · strip · scotch tape · sticky tape · belt · patch · headband · conveyor belt · adhesive · adhesive tape · tie · ribbon · other translations

bant tape

Hey, küçük hanım, başka bant var mı?

Hey, little lady, is there any more tape?

Bana biraz bant ver.

Get me some tape.

Bu bant ne için Frankie?

What's the tape for, Frankie?

Click to see more example sentences
bant band

Ve şimdi de bantın!

And now your band!

Lastik bir bant mı?

It's a rubber band.

Bir yara bandını açmak gibi olacak. Bir.

It's just like pulling off a Band-Aid.

Click to see more example sentences
bant recording

Bu gümüş bir banda benziyor; fakat gümüş bir bant değil.

This looks like a silver record, but it's not a silver record.

Hayır, tıp öğrencisi. fakat herkes konserde. Bu bir bant kaydı.

No, medical student. but everyone's at the concert. This is a recording.

Sadece bir bant kaydı.

It's just a tape recording.

Click to see more example sentences
bant broadband

Ben yurttaş Z, geniş bant, düşük frekans, VHF, UHF ve Skynet yoluyla yayın yapıyorum.

This is Citizen Z broadcasting live via broadband, low band, VHF, UHF, Skynet.

Silika, sodyum oksit, Geniş bant yansıma önleyici kaplama ile

Silica, sodium oxide, with a broadband anti-reflective coating.

Geniş bant işi tam bir başarısızlıkla sonuçlanmıştı.

The broadband business was in complete meltdown.

Click to see more example sentences
bant bandwidth

Belki de bu tipte bir enerji bizim sensör bant aralığımızın dışındadır.

Perhaps this type of energy is beyond our sensor bandwidth.

Yayılan takyonlar düşük bant genişliğinde.

Emitting tachyons in the lower bandwidth.

Dar bant genişliği.

Narrow the bandwidth.

Click to see more example sentences
bant strip

George genelde kahvaltıya eski eşofman altı ve burun bandıyla gelir.

George usually comes to breakfast in old sweatpants and a nasal strip.

Biraz daha steril bant.

More sterile strips there.

Zehirsiz yapışkan bant

Non-toxic glue strips.

bant scotch tape

Ve bir de bant, değil mi?

And scotch tape, too, right?

Arkadaşlar, bana bir Ken bebeği ve bant bulun.

Fellas, get me a Ken doll and some scotch tape!

Bir gazetenin Pazar ekinden aldığı renkli Johnny Unitas fotoğrafını bantla duvarına yapıştırmıştı.

She had a Sunday supplement color photograph of Johnny Unitas Scotch-taped to her wall.

bant sticky tape

Hiç bir şey paketleyemem efendim. üç yapışkan bantla. Üç

I can wrap anything, sir, with three bits of sticky tape.

Üç parça bant yeter. Üç.

Three bits of sticky tape.

Bu bant çok yapışkan!

The taping it's so sticky!

bant belt

Yani, bu malzeme neredeyse taşıyıcı bir bant gibidir.

So, it's almost like this conveyor belt of material.

Bu, taşıyıcı bant mı?

This is the conveyor belt?

bant patch

Üç tane mi bant taktın?

Is that three patches?

Latverya'ya son giden Fury'nin göz bandını yalar.

Last one to Latveria licks Fury's eye patch

bant headband

Ona bu saç bandını verir misin?

Will you give her this headband?

Saç bandını biliyor musun?

You know about the headband?

bant conveyor belt

Yani, bu malzeme neredeyse taşıyıcı bir bant gibidir.

So, it's almost like this conveyor belt of material.

Bu, taşıyıcı bant mı?

This is the conveyor belt?

bant adhesive

Uçuş verileri bandı, yapışkan bant.

Flight data tape, adhesive tape.

Normal yapışkan bant kullanmışsın.

You used regular adhesive tape.

bant adhesive tape

Uçuş verileri bandı, yapışkan bant.

Flight data tape, adhesive tape.

Normal yapışkan bant kullanmışsın.

You used regular adhesive tape.

bant tie

İp, bant, kablo bağı.

Rope, tape, cable ties.

Yaramaz yolcular için olan bantlardan istiyorum ve ayrıca bu adam için bir battaniye ve bir kadeh de viski.

I need the zip ties you keep for unruly passengers, a blanket for this guy, and a shot of whiskey.

bant ribbon

Hwa Yong, hemen gidip o saç bandını getir.

Hwa Yong, go and fetch that ribbon.