Turkish-English translations for barış:

peace · peacekeeping · peacetime · reconciliation · other translations

barış peace

Ben barış dolu bir dünya yaptım ve sen ne yapıyorsun? Evet, evet Evet.

I made the world at peace and what are you doing? yeah, yeah yeah.

Savaş için bir zaman ve barış için bir zaman Şeytan geri döndü.

"A time of war and a time of peace" The devil has returned.

Ve barış Ajan Gibbs.

And peace, Agent Gibbs.

Click to see more example sentences
barış peacekeeping

Bir çeşit Barış Muhafızı kayıt aleti olmalı.

Must be some kind of Peacekeeper recording device.

Bu bir çeşit Barış muhafız gemisi

This is some sort of Peacekeeper ship.

Luxan ve Barış Muhafızı hainden ne haber?

What about the Luxan and the Peacekeeper traitor?

Click to see more example sentences
barış peacetime

Bu bir barış dönemi silahı.

It's a peacetime weapon.

Barış zamanı bürokrasiyi anlayabilirsin, ama şimdi Japonlara karşı toptan savaş zamanı.

Can understand red tape in peacetime, but now it's all-out warfare against theJaps.

Barış zamanı bile evlilik iyi değildir.

Even a peacetime marriage ain't no good.

Click to see more example sentences
barış reconciliation

Savaşın bitmesi ne barış, ne de uzlaşma getirdi.

The end of the war brought neither peace nor reconciliation.

Hıristiyanlık huzuru arar. Barışı ve affetmeyi.

Christianity seeks peace, reconciliation and forgiveness.