basit

Bu çok basit bir soru, çok basit bir cevap, evet veya hayır.

Very simple question, very simple answer, yes or no. Did you?

Bayanlar ve baylar. Bu çok basit bir davadır.

Ladies and gentlemen this is a very simple case.

Çok zor bir soru olduğunu düşünmüştüm ama aslında oldukça basit bir soru.

I thought it was a difficult question, but actually it's quite simple.

Ama bu kadar basit değil. değil mi?

But it's not as simple as that, is it?

Evet, Bay Başkan, sizi anlıyorum. Ama söylemek istediğim şey çok basit.

Yes, Mr President, I understand that completely, but my point is very, very simple.

Bir doktor gibi, ama aynı zamanda bir baba gibi, biraz ne olduğunu bilmiyorum Karmaşık değil ancak basit de değil.

I don't know what he's like as a doctor but as a father, he's a bit not complicated but not simple either.

Evet. Ama, bu o kadar basit değil?

Yeah, but it's not that simple.

Bu basit bir soru değil.

That's not a simple question.

Benim gibi basit bir adamın seni gibi bir kızı böyle bir yerde nasıl düşürdüğünü merak ediyorum.

I'm wondering how a simple guy like me keeps a girl like you in a place like this.

Ama ikimiz de biliyoruz ki bu kadar basit bir şey değil.

But you and I both know it's it's not that simple.