bayılır

Şimdi ben de bu işe bayılıyorum!

And now I love this job, too!

Ama buna bayılıyorum ve sen sen bana daha fazla almıyorsun.

But I love this and you you you won't buy me any more.

Ben bayıldım çünkü sana ait.

I love it because it's yours.

Evet, evet, bu fikre bayıldım.

Yes, yes, I love that idea.

Çünkü benim bildiğim Richard Francis iyi bir hikayeye bayılır. iyi bir oyuna bayılır ve bana da bayılır.

because the Richard Francis I know adores a good story, he adores good theater, and he adores me.

Oh, bu odaya bayıldım.

Oh, I love this room.

Güven bana, yeni işlere bayılır.

Trust me, he loves new business.

Ben o filme bayılırım.

I love that movie.

İyi bir partiye bayılır!

He loves a good party!

Bilmiyorum, ama o bir bitki, ve ışığa bayılır.

I don't, but she's a plant, and she loves light.