Turkish-English translations for bayılmak:

adore · out · faint · pass out · other translations

bayılmak adore

Çünkü benim bildiğim Richard Francis iyi bir hikayeye bayılır. iyi bir oyuna bayılır ve bana da bayılır.

because the Richard Francis I know adores a good story, he adores good theater, and he adores me.

Deena, senin ve başarın için çok mutluyum ve sana bayılıyorum.

Deena, I'm so happy for you and your success, and I adore you.

Son bir şey daha sana da bayılıyorum.

And one last thing, "I adore you too.

Click to see more example sentences
bayılmak out

Ben bayıldım ama o beni çekti.

I fainted, but he pulled me out.

Bayılmak üzereyim, biri yardım etsin!

I'm blacking out, somebody help me!

Bayıldım ben de.

I blacked out.

Click to see more example sentences
bayılmak faint

Ben bayıldım ama o beni çekti.

I fainted, but he pulled me out.

Limonata pembeye dönüştü, ben de bayıldım.

The lemonade turned pink and I fainted.

Bu sefer bayıldım hatta.

I even fainted this time.

Click to see more example sentences
bayılmak pass out

Gerçekten çok kötü hissettim ve sonra da öylece bayıldım.

I felt really, really bad. And then I just passed out.

Ben de bayıldım.

I passed out.