Turkish-English translations for bayağı:

pretty · quite · lot · vulgar · rather · little · low · mean · common · cheap · inferior · banal · simple · poor · other translations

bayağı pretty

Sana bir şey söylemem gerek ve bu bayağı önemli.

I need to tell you something and it's pretty important.

Evet, bayağı iyi hissediyorum.

Yeah, I feel pretty good.

Burası bayağı kıyak bir yer.

This is a pretty cool place.

Click to see more example sentences
bayağı quite

Bayağı hoş bir kız, değil mi?

She's quite nice, isn't she?

Aslında bayağı bir şey.

Well, quite a lot, actually.

Bu bayağı bir zaman alır.

It can take quite some time.

Click to see more example sentences
bayağı lot

Bu gece burada bayağı çok kadın var.

We got a lot of women here tonight.

Aslında bayağı bir şey.

Well, quite a lot, actually.

Bugün Ed hakkında bayağı bir şeyler öğrendik, değil mi?

Well, we certainly learned a lot about Ed today, didn't we?

Click to see more example sentences
bayağı vulgar

Bayağı, iğrenç ve edepsiz ve ne var biliyor musun?

It's vulgar, it's gross, it's dirty, and you know what?

Dediğin gibi, prezervatif ve sigara. Çok bayağı, değil mi?

Like you said, condoms and cigarettes, vulgar, right?

Çok bayağı bir ağzın var.

You have a very vulgar mouth.

Click to see more example sentences
bayağı rather

Bayağı iyi bir ekip olduk, sen ve ben.

We make rather a good team, you and I.

Bayağı sıcak, değil mi?

Rather warm, isn't it?

Bu da beni bayağı geriyor.

Which makes me rather nervous.

Click to see more example sentences
bayağı little

Bu bayağı tuhaf, değil mi?

That's a little weird, isn't it?

Bu küçük bir burun ve bilye bayağı büyük.

Well, you know, that's a little nose, big marble.

Bu küçük kutu bayağı inanılmaz!

This little box is simply amazing!

Click to see more example sentences
bayağı low

Bu çok bayağı, senin için bile.

That is low. Even for you.

Peki, bu bayağı düşük oldu.

Okay, well, that's low.

Evet, bölgede sismik aktivite olduğuna dair raporlar var, düşük seviyede ama bayağı devamlı.

Yeah, reports of seismic activity in the area, low-grade, but pretty constant.

Click to see more example sentences
bayağı mean

Ama çok bayağı değil.

But not too mean.

Yani, bugün onun için zor oldu bayağı.

I mean, today's been tough on her.

Yani, bu bayağı iyi bir dudak parlatıcısı.

I mean, this is pretty fancy lip gloss.

Click to see more example sentences
bayağı common

Belki de herkes senin gibi bayağı bir hırsız değildir.

Well, maybe everybody's not a common thief like you.

Bayağı yaygın aslında.

Pretty common, actually.

Orada bayağı bir yaygın.

It's very common there.

bayağı cheap

Çok bayağı, Belle.

It's cheap, Belle.

Sen kime bayağı diyorsun?

Who you callin' cheap?

bayağı inferior

Bu dükkandaki her şey bayağı.

Everything in this shop is inferior.

Aynı zamanda düşük kalite arabalar ve bayağı-tarzı elektronikler yaparım.

I also build poor-quality cars and inferior-style electronics.

bayağı banal

O bayağı bir soru.

It's a banal question.

Nesi bayağı Efendim?

What's banality sir?

bayağı simple

Ama bu bayağı kolay olacak.

But this one is pretty simple.

Bayağı basit bir soru.

That's a simple question.

bayağı poor

Aynı zamanda düşük kalite arabalar ve bayağı-tarzı elektronikler yaparım.

I also build poor-quality cars and inferior-style electronics.