Turkish-English translations for bayat:

stale · old · corny · cold · trite · rancid · other translations

bayat stale

Tek dert etmemiz gereken şey bayat fıstıklar ve biraz da türbülans.

The only thing we gotta worry about is stale peanuts and a little turbulence.

Tüm sahip olduğun biraz bayat kraker, Heinrich.

All you've got is some stale crackers, Heinrich.

Bayat nacho ve kiralık ayakkabıları seven bir adam.

The man likes stale nachos and rented shoes.

Click to see more example sentences
bayat old

Hayır ama onlar bayat.

No, but those are old.

Bu peynir bayat mı?

Is this cheese old?

Bayat yumurta tadı gibi.

You taste like old eggs.

Click to see more example sentences
bayat corny

Sadece bayat bir aile portresi belki bir kaç discrafted ya da başka bir şey ama hayır, teşekkürler.

It's just a corny family potrait, maybe if you distessed it or something, but, no thanks.

Bahse girerim bu sana bayat geldi, öyle değil mi?

I bet you find that pretty corny, right?

Tiyatral değil, fazla bayat olduğunu düşünüyor.

Not theatrical. He thinks it's too corny.

Click to see more example sentences
bayat cold

Eski bir soğuk savaş filmi gibi bayat.

Very corny, like some Cold War film.

Soğuk ve bayat!

Cold and droopy!

Sen küçük bayat hileleri olan, basit metotlu bir yalancısın!

You' re a cold-practised, method-actress of a liar.

bayat trite

Biraz bayat değil mi sence de?

It's a little trite, don't you think?

Kulağa bayat gelebilir ama gerçek.

It sounds trite, but it's true.

bayat rancid

Bayat domuz pirzolası ister misin?

Want some rancid pork chops?