Turkish-English translations for baygın:

unconscious · passed · passed out · fainted, faint · cold · other translations

baygın unconscious

Yetişkin bir erkek ve küçük bir çocuk. İkisi de baygın.

Looks like we got an adult male and a little boy, both unconscious.

Bir dahaki sefere baygın bir kız bulursan dokunma ona.

Next time you find a girl unconscious, you don't touch her.

Alo, burada bir kadın var. Baygın durumda.

Hello, we have a woman here, she's unconscious.

Click to see more example sentences
baygın passed

Mücevherler güvende içeride baygın bir tilki var ve evet, ben de bir balık gibi giyindim.

The jeWels are safe, there's a fox passed out on the floor, and, yes, I'm dressed like a fish.

Bir çöp kamyonu şoförü onu Hollywood'da bir ara sokakta baygın buldu.

Garbage truck driver found her passed out in an alley in Hollywood.

baygın passed out

Mücevherler güvende içeride baygın bir tilki var ve evet, ben de bir balık gibi giyindim.

The jeWels are safe, there's a fox passed out on the floor, and, yes, I'm dressed like a fish.

Bir çöp kamyonu şoförü onu Hollywood'da bir ara sokakta baygın buldu.

Garbage truck driver found her passed out in an alley in Hollywood.

baygın fainted, faint

Sonra yarı baygın ve şoktayken bayıldı.

Then half-strangled and in shock, she fainted.

baygın cold

Evet, O da baygın.

Yeah. He's out cold.