beğenmiş

Bir bakıma, benim öğretmenim de oldu. Ama aynı zamanda çıkarcı, bencil ve kendini beğenmiş biriydi.

In a way, he was my teacher as well but he was also manipulative, selfish and arrogant.

Çünkü kendini beğenmiş bu pislik senden daha zeki olduğunu sanıyor.

Because the arrogant bastard thinks he's smarter than you.

Sevgili gelecekteki Ted, "Karen'a asla geri dönme çünkü o kendini beğenmiş bir züppe.

Dear Future Ted: "never get back with Karen because she's a pretentious snob.

Beni dinle seni kendini beğenmiş pislik.

Listen to me, you arrogant little prick.

O, otoriter, kendini beğenmiş, hileci, Beverly Hills Chihuahua'sı.

She's a bossy, arrogant, manipulative, Beverly Hills Chihuahua.

Ama bay Robert beğenmedi ve hayır dedi.

But Mr. Robert wasn't keen and said no

Sen kendini beğenmiş bir piçsin.

You are an arrogant bastard.

Dedi ki, "Umarım kendi tükürüğünde boğulursun seni kendini beğenmiş, işbirlikçi yılan.

She said, "I hope you choke on your own bile you pretentious, conniving snake.

Gittikçe daha da kendini beğenmiş oluyorsun.

You're getting more and more arrogant.

Az önce sarışın kendini beğenmiş aksanlı bir adam gördün mü?

Did you just see a blond guy with a pretentious accent?