Turkish-English translations for beşik:

cradle · crib · bassinet · nacelle · cot · other translations

beşik cradle

Ve işte küçük Bin Dokuz Yüz böyle büyüdü Bir gemi kadar büyük bir beşik içinde.

And that's how little Nineteen Hundred grew up inside that cradle as big as a ship.

Kitabınız Beşik ve Her Şey, benim için çok önemli bir kitaptı.

Your book, Cradle and All, was a really important book for me.

Acımasız bir dünya ancak, belki de yaşam için bir beşik.

A brutal world, but perhaps a cradle for life.

Click to see more example sentences
beşik crib

Bir Bellini beşik almak ne kadar pahalı bir fikrin var mı?

Do you have any idea how expensive it is to get a-a-a Bellini crib?

Jimmy'nin beşiği için yeterliydi, tekne için de yeterli.

Good enough for Jimmy's crib, good enough for a boat.

Maggie'nin tüm eski eşyalarını getirdik, dünyanın en ağır beşiği de dahil.

Yeah, we got all of Maggie's old stuff, including the world's heaviest crib.

Click to see more example sentences
beşik bassinet

Köşede ufak bir beşik de görüyor musun?

Do you see a little bassinet in the corner?

Küçük bir beşik biraz da Pampers alırız.

We'll get a little bassinet and some Pampers.

Sana yeni bir beşik aldım.

I got you a brand-new bassinet.

Click to see more example sentences
beşik nacelle

Bilgisayar, beşik alansal doyumunu başlat.

Computer, initiate nacelle field saturation.

İskele motor beşiği parçalandı.

The port nacelle's been ruptured.

beşik cot

Bu bir beşik.

It's a cot.