Turkish-English translations for beceriksizlik:

incompetence · awkwardness · other translations

beceriksizlik incompetence

Ben hiç bu kadar beceriksizlik görmedim, sen de öyle düşünmüyor musun?

I have never seen such utter incompetence, don't you think?

Beceriksizliğin bana hiç beklenmedik bir fırsat sağladı.

Your incompetence has provided me with an unexpected opportunity.

Peki ya senin beceriksizliğin?

What about your incompetence?

Click to see more example sentences
beceriksizlik awkwardness

Hadi bu beceriksizliği sonlandıralım. Ben iyi değilim.

Let's end this awkwardness, I'm not good at it.

Evet, kızgınlık, beceriksizlik. ian'd an soğuk bir bakış.

Yeah, the glaring, the awkwardness, the cold stare from Ian.

Eğer bilmeliysen, bir saat, zaman,.. zaman geçiyor çok fazla zaman geçiyor, beceriksizlik.

If you must know, a clock, time, time passing, too much time passing, awkwardness.