bedeninde

Ama bir beden, ölü bir beden durun bir dakika.

But a body, a dead body wait a minute.

İlk defa ölü bir beden gördüm.

First time I've seen a dead body.

Tanrı bana bir beden ve beyzbol oynamam için yetenek verdi ve ben bunu yapmak istiyordum. Bana her şeyi verdi.

I mean, God gave me a body, ability to play baseball, and that's what I wanted to do, give me everything.

Yeni bir beden mi bu?

Is that a new body?

Dinle evlat, bu beden senin değil.

Listen, boy, this isn't your body.

Ama bu, bu, benim bedenim!

But that's my, my, my body!

Bu onun bedeni ama o öldü.

It is his body, but he's dead.

Bu beden senin değil.

That's not your body.

Bu beden gerçekten ne kadar güçlüymüş bir bakalım!

Let's see how strong this body really is!

Sadece o artık bu bedenin içinde değil.

He's just not in that body anymore.