Turkish-English translations for bedensel:

body · fleshly · physical · sensual · bodily · corporeal, corporal · carnal · other translations

bedensel body

Ama bir beden, ölü bir beden durun bir dakika.

But a body, a dead body wait a minute.

Tom, bu benim bedenim.

Tom, it's my body.

Eğer bir beden çakma bir ormana düşerse, ses yapmaz mı?

If a body falls in a fake forest, does it make a noise?

Click to see more example sentences
bedensel fleshly

Her zaman istediği bir şeyi verdim, kan ve beden.

Given him what he always wanted, flesh and blood.

Kemiklerim, kalbim, damarlarım, ve sinirlerim, ve beden, ve et gerçek değil.

My bones, my heart, my veins, and nerves, and flesh, and meat aren't real.

Sahte bir bedene girmiş bir iblis bu!

This is a demon of false flesh!

Click to see more example sentences
bedensel physical

Fiziksel bedenin şu anda nerede?

Where is your physical body now?

Fiziksel bir beden

A physical body

Şaşırtıcı bir şekilde bedensel temas yok.

There's a surprising lack of physical contact.

Click to see more example sentences
bedensel sensual

Ben sadece senin bedensel deneyiminin bir yan ürünüyüm.

I was only a by-product of your sensual experience.

Her yerde bedensel zevkler

Sensual pleasures are everywhere

bedensel bodily

Yanlış bedensel fonksiyon.

Wrong bodily function.

bedensel corporeal, corporal

O artık bedensel değil.

He's no longer corporeal.

bedensel carnal

Zambaklar, saflığı temsil eder karanfiller, bedensel arzuyu.

The lilies represent purity the carnations, carnal desire.