Turkish-English translations for bel:

waist · back · hip · middle · other translations

bel waist

O ince bel, küçük bir burun ve iyi bir yüksekliğe sahip bir esmer.

She's a brunette with a slim waist, a small nose and a decent height.

Çok çekicisin ama geniş bir belin var.

You're very attractive, but you got a big waist.

Ya da bel altında üstünde mi?

Is it above or below the waist?

Click to see more example sentences
bel back

Bir cinayet daha, beli kırılmış yaşlı küçük bir bayan.

Another murder, a little old lady with her back broken.

Belle, lütfen geri gel!

Belle, please, come back!

Belli ki, oraya geri dönmeyeceksin.

Clearly not going back there.

Click to see more example sentences
bel hip

Dikkatli ol, belini tut.

Careful, grab her hip.

bel middle

Belli belirsiz Orta Doğu güzelliğin.

Your vaguely Middle Eastern beauty.