Turkish-English translations for belediye:

city · municipality, municipal · town · Council · hall · city hall · other translations

belediye city

Oliver Thomas. Belediye meclisi başkanı. İsterse, büyük bir ihtimalle bir sonraki belediye başkanı.

Oliver Thomas, president of the city council, probably the next mayor if he wants it.

Bu sadece yeni bir belediye politikası.

Oh, it's just a new city policy.

Şimdi belediye başkanı için çalışıyor ve dev robotlardan şehri koruyor.

He now works for the mayor, defending the city from giant robots.

Click to see more example sentences
belediye municipality, municipal

Yani yolun iki dakika aşağısında belediyenin geri dönüşüm tesisi var.

I mean, there's a municipal recycling facility two minutes down the road.

Nanna Birk Larsen Belediyeden bronz madalya kazandı.

Nanna Birk Larsen won the municipal bronze.

Piyasalar olmadan hiçbir belediyenin yüzme havuzu olmaz.

Without the markets, no municipal swimming pool.

Click to see more example sentences
belediye town

Benny benim kocamdı Senin de erkek kardeşin Ve bu kasabanın Belediye başkanı.

Benny was my husband and your brother and the mayor of this town.

Teddy Conrad, bu kasabanın belediye başkanı olmayı hak etmiyor.

Teddy Conrad doesn't deserve to be mayor of this town.

Ayrıca, gelecek ay kasabanın yeni belediye başkanı için özel seçim yapacağız.

Also, we'll be holding special elections next month for our new town mayor.

Click to see more example sentences
belediye Council

Oliver Thomas. Belediye meclisi başkanı. İsterse, büyük bir ihtimalle bir sonraki belediye başkanı.

Oliver Thomas, president of the city council, probably the next mayor if he wants it.

Belediye meclisi tarafından terk edilmiş, eski bir askeri bina.

It's an old military building abandoned by the local council.

Belediye meclisi toplantısı ne zaman?

What time's the city council meeting?

Click to see more example sentences
belediye hall

Bu gece belediyede bir toplantım var.

I have a Town Hall meeting tonight.

Şimdi beyler, belediye binası sizindir.

Now, gentlemen, City Hall is yours.

İlk evlilik Polonya belediye binasında oldu.

First marriage happen at polish city hall.

Click to see more example sentences
belediye city hall

Belediye binası saldırı altında!

City hall is under attack!

Clark, o Belediye Konağını yok edecek.

Clark, he's gonna destroy City Hall.

O da belediyede çalışıyor.

He works at City Hall.

Click to see more example sentences