Turkish-English translations for belge:

documentation, document, documents · paper · certification, certificate · warrant · record · card · writing · letter · brief · testimonial · note · instrument · deed · present · doc · other translations

belge documentation, document, documents

Bu çok gizli bir belge, Ohio, ve bunu bu akşam açıyoruz.

This is a top secret document, Ohio, and we're opening it up tonight.

O çok önemli bir belge.

It's an important document.

Eğer bu yeterli değilse gizli bir belge bugün The Post'a sızdırıldı.

If that weren't enough, a classified document was leaked today to The Post.

Click to see more example sentences
belge paper

Doktorlar bize onun durumundaki çocuklar için olan özel kuralları ve belgeleri verdi.

Doctors gave us all these special rules and papers for children with her condition.

Elinizde başka bir belge var mı?

Do you have another paper?

Bu mahkeme belgeleri de bunun kanıtı.

And these court papers prove it.

Click to see more example sentences
belge certification, certificate

Sosyal güvenlik kartı, ehliyet, doğum belgesi.

Social Security card, driver's license, birth certificate.

Bu, onun doğum belgesi değil mi?

This is her birth certificate, isn't it?

Yedi yıl öncesine ait evlilik belgesi.

Marriage certificate from seven years ago.

Click to see more example sentences
belge warrant

Her şey için izin belgeniz var.

You have a warrant for everything.

Hey, tutuklama belgesi hala sende mi?

Hey, you still got that arrest warrant?

İzin belgeniz var binbaşı?

You have a warrant, major?

Click to see more example sentences
belge record

Ehliyeti, doğum belgesi, hastane kayıtları, kayıtları.

Driver's license, birth certificate, Hospital records, business records

Halka açık bir belge, değil mi?

It's public record, isn't it?

Frank'in vergi belgeleri ve mali kayıtları lazım.

I need Frank's tax returns and financial records.

Click to see more example sentences
belge card

Sosyal güvenlik kartı, ehliyet, doğum belgesi.

Social Security card, driver's license, birth certificate.

Ehliyeti, doğum belgesi, kredi kartları.

Driver's license, birth certificate, credit cards.

Banka hesabı, kredi kartı, doğum belgesi yok.

No bank accounts, credit cards, no birth certificate.

Click to see more example sentences
belge writing

Sen de o telefon için izin belgesi yazmaya başla.

You start writing up a warrant for that phone.

Gelin ve bir ölüm belgesi yazın.

Come and write up a death certificate.

Sana bir belge yazacağım.

I'll write you a certificate.

Click to see more example sentences
belge letter

İki numaralı belge.

Letter number two.

Ortada mektup falan yok, sadece ölüm belgesi.

There was no letter, only a death certificate.

Sadece benim emirlerim ve nakliye belgeleri.

Just my orders and letters of transport.

Click to see more example sentences
belge brief

Burada Sam Bowden için bir belge var.

I have a brief here for Sam Bowden.

Bir istihbarat belgesi.

An intelligence briefing.

Bunlar Galusska belgeleri mi?

Are these the Galusska briefs?

belge testimonial

Bu gece basari belgesi vereceksiniz.

You have the testimonial tonight.

Şimdi bir başarı belgesi sunulacak.

Now a testimonial will be presented.

Tanrım. Başarı belgeleri.

Oh, God, testimonials.

belge note

Bay Munceford'un belgelerinin kontrol edildiğini not al ve onu gemiye kaydet.

Note that Mr. Munceford's credentials have been checked and log him aboard.

BAYAN YASUE SUGIMOTO'NUN İŞTEN ÇIKARILMA BELGESİ

Dismissal note for the lady Yasue Sughimoto.

belge instrument

Kredi konsolidasyon belgeleri.

Credit consolidation instruments.

belge deed

Bana şu belgeyi ver!

Give me that deed.

belge present

Şimdi bir başarı belgesi sunulacak.

Now a testimonial will be presented.

belge doc

Senin Herbie Hancock burayı kilitler ve belgeleri yükler.

Your Herbie Hancock here locks and loads these docs.