Turkish-English translations for belirtmek:

state · indicate · point out · mention · express · specify · show · enumerate · sign · signify · imply · to indicate · other translations

belirtmek state

Bay Ellis o asla bu evin içinde gitti belirtti ve o bu kazayağı hiç dokunmadım.

Mr. Ellis stated that he never went inside that house and he never touched that crowbar.

Yani, kanun açıkça belirtiyor ki

I mean, the law clearly states

Şimdi üçüncü kural açıkça belirtir ki,

Now, the third Rule clearly states,

Click to see more example sentences
belirtmek indicate

Psikolojik değerlendirme, alkol ve madde bağımlılığı belirtti.

Psychological evaluation: alcohol and substance addiction indicated.

Kırmızı ve turuncu bölgeler önemli beyin aktivitelerini belirtiyor.

Now the red and orange areas Indicate significant brain activity.

Çünkü burada bir oğlan çocuğu var ve şunu belirtiyor ki

Because I have a boy here, and he's indicated that

Click to see more example sentences
belirtmek point out

Bu sabah en iyi arkadaşımın belirttiği gibi.

As my best friend kindly pointed out this morning,

Ama Joe'nun da belirttiği gibi parmak izleri vardı.

But as Joe pointed out, there were fingerprints.

Savunmanın belirttiği gibi, Cadılar Bayramı laik bir bayramdır.

As the defense pointed out, Halloween is a secular holiday.

belirtmek mention

Daha önce de belirttiğim gibi, CBC seviyen anormal.

As I mentioned earlier, the CBC was abnormal.

Tamam ve ben de Strenova ismini belirtmeliyim, değil mı?

Right, and I have to mention Strenova, right?

belirtmek express

Ama Ann hoşlandığını belirtti.

But Ann expressed a liking.

Janine ilgilendiğini belirtti.

Janine expressed interest.

belirtmek specify

Açıkça belirtmiş olmam gerek. Bana yetişkin bir doktor lazım.

I should have specified I'd need a grown-up doctor.

belirtmek show

Ama birden Willie Nelson ara sokakta belirdi.

But then Willie Nelson showed up in that alley.

belirtmek enumerate

Teğmen Wuster, Teğmen Tanner Çavuş Frank Harper öldürülmüştür ve hepsi Bayan Ellison'ın Cullen Bohannon'a atfettiği makalesinde belirtilmiştir.

Lieutenant Wuster, Lieutenant Tanner, sergeant Frank Harper, all murdered, and all attributed to Cullen Bohannon, as enumerated in Miss Ellison's article.

belirtmek sign

"Pointes Lisesi toplantı komitesi" belirtti.

Signed, "Pointes High School Reunion Committee".

belirtmek signify

Şeyinizi belirtmek için bilirsin.

Something to signify you know.

belirtmek imply

Değersizlik" önemsizliği belirtir.

Paltriness" implies insignificance.

belirtmek to indicate

Sondanın da belirttiği gibi, çıkış yok gibi görünüyor.

As the probe indicated, there appears to be no exit.