Turkish-English translations for ben:

me · I · my · mine · my name is · myself · medical · spot · mole · patch · ego · birthmark · other translations

We also found translations for word ben in English.

ben me

Ama bu benim için değil.

But it's not for me.

Sen de beni.

And you me.

Ve bana ne olacak?

And what about me?

Click to see more example sentences
ben I

Sen ve ben. Sen ve ben ne?

You and I."You and I" what?

Evet, bende ne var biliyor musun?

Yeah, you know what i have?

Bu yüzden burada değilim ben!

That's not why I'm here!

Click to see more example sentences
ben my

Ve bu da benim

And this is my

İşte benim küçük kızım, güzel, gel hadi!

That's my little girl That's good, come on!

Bu benim sorunum değil.

This is not my problem.

Click to see more example sentences
ben mine

O, benim iyi bir arkadaşım ve daima olacak, ama hepsi bu.

He's a good friend of mine, and he always will be, but that's all.

Evet ama o benim.

Yeah, but she's mine.

Ama bu bile benim olamaz mı?

But even that can't be mine?

Click to see more example sentences
ben my name is

Bu benim gerçek adım.

This is my real name

Benim adım Joe, bebeğim.

My name is Joe, baby.

Benim adım Jenny değil.

My name is not Jenny.

Click to see more example sentences
ben myself

Sanıyorsun ki onu sevdiğim için, onu sadece kendime istiyorum ama ben artık öyle bir adam değilim.

You think because I love her, I want her all to myself, but I'm not that man anymore.

O zaman ben de gidip bilgisayardan kendime bir şey alıyorum.

But then I just go on the computer and buy myself something.

Bunu ben kendi başıma anlamıyorum.

I just don't understand it myself

Click to see more example sentences
ben medical

Bu benim bir tıp öğrencisi olarak son günüm.

This is my last day as a medical student.

Yoksa sadece burada oturup ve benim ileri tıbbi eğitim kullanmayın.

Or I could just sit here and not use my advanced medical training.

Bu benim tıbbi düşüncem.

It's my medical opinion.

Click to see more example sentences
ben spot

Erkek arkadaşım Dylan bir kaç ay önce bana biraz nakit borç vermişti ve şimdi de beni bu konuda rahatsız ediyor.

My boyfriend, Dylan, spotted me some cash a few months ago and now he's bugging me about it.

Bu bizim gizli yerimiz.

It's our secret spot.

Beni çok güzel bir yere getirdin.

You've brought me to a lovely spot.

Click to see more example sentences
ben mole

Ajan Carter, lütfen bana seni hala söyleme Lopez köstebek olduğunu düşünüyorum.

Agent Carter, please don't tell me you still think Lopez is the mole.

Biz üç hint domuzu ve bir köstebek arıyoruz.

We're looking for three guinea pigs and a mole.

Bu köstebek adamlar bizi kralları yapmak istiyorlar.

These mole men want to make us their kings.

Click to see more example sentences
ben patch

Birkaç yıl önce Janet ve ben zor bir dönem geçirdik.

Then a few years ago, Janet and I. Hit a rough patch.

Connie ve ben zor bir dönemden geçiyorduk.

Connie and I were going through a rough patch.

Ben bir göz yama olabilir?

Can I have an eye patch?

Click to see more example sentences
ben ego

Evet, sadece şişirilmiş bir ego olabilir, ama ben iyi bir kongre yapmayı düşünüyorum

Yeah, it might just be an inflated ego, but I think I'd make a good congressman.

Bu yeni ego beni tamamen değiştirirse ne olacak?

What if this new ego changes me completely?

Leo, bu benim egom yüzünden değil.

Leo, this is not just my ego.

Click to see more example sentences
ben birthmark

Benim hiç yara izim yok ama harika bir doğum lekem var.

Well, I don't have any scars, but I have this really great birthmark.

Fakat benim doğum lekem yok!

But I don't have a birthmark!

Robin bana doğum lekesini gösterdi.

Robin showed me her birthmark.

Click to see more example sentences