Turkish-English translations for benzer:

similar · like · similar to · alike · same · resembling · identical · look-alike · match · comparable · kindred · image · double · closely · analogical, analogic, analogous · akin · simulant · other translations

benzer similar

Hayır ancak ben, şey birkaç yıl önce buna benzer bir şey yaşamıştım.

No, but I, um a couple of years ago, I experienced something similar.

Benzer, ama aynı değil.

Similar, but not the same.

Evet, çok benzer.

Yes very similar

Click to see more example sentences
benzer like

Buna benzer bir şey söyledi, evet.

He said something like that, yeah.

Bir hayalet ya da benzer bir şey.

A ghost, or something like that.

Genellikle uyuşturucu ya da benzeri şeyler için oluyor.

It's usually for drugs or something like that.

Click to see more example sentences
benzer similar to

Ben de benzer bir şey yapmak istedim.

I wanted to do something similar.

Bende buna benzer bir şey var.

I have something similar to this.

Resim yapmak ve sihirli güçler benzer görünüyor.

Painting and magical powers seem to be very similar.

Click to see more example sentences
benzer alike

Tüm mutlu aileler birbirine benzer.

All happy families are alike.

Hepsi bilim adamıdır, hepsi birbirine benzer.

All those scientists, they're all alike.

Büyük beyinler benzer düşünür, Şef.

Great minds think alike, Chief.

Click to see more example sentences
benzer same

Her şey bana benzer görünüyor.

Everything looks the same to me.

Senin adına bir kayıtlı bir silah var, Jason Rose'u öldürene benzer kalibreli bir silah.

There's a gun registered under your name that's the same caliber weapon that killed Jason Rose.

Benzer, ama aynı değil.

Similar, but not the same.

Click to see more example sentences
benzer resembling

O sadece bana benzer bir kabuk giyiyor.

He's only wearing a shell that resembles me.

Burada süpernova sonucunda dev bir göze benzer bir şekil oluşmuş.

Here, the result of a supernova resembles a gigantic eye.

Plana benzer bir şeyimiz var mı?

Have we anything resembling a plan?

Click to see more example sentences
benzer identical

Prithviji, Benim adim Irfan Pathan bu da benim benzer kardesim Mahendra Singh Dhoni!

Prithviji, my name is Irfan Pathan and this is my identical brother Mahendra Singh Dhoni!

Ama siz benzer ikizler değilsiniz.

But you're not identical twins.

Çok benzer ama aynı değiller.

Very similar, but not identical.

Click to see more example sentences
benzer look-alike

Bütün çocuklar benzer zaten.

All kids look alike anyway.

Bu adaların hepsi birbirine benzer.

Those islands all look alike.

Betty Grable benzeri yarışmasına.

Betty Grable look-alike contest.

Click to see more example sentences
benzer match

Paris Benzeri", çift sayfa, "İkiz Kuleler inşa edildi.

Paris Match", double page, "The Twin Towers are built.

Paris Benzeri", çift sayfa, "İkiz Kuleler inşa edildi.

Paris Match", double page, "The Twin Towers are built.

Durma miktarı enerji ışınları yayılır ve emilir ve neye benzer?

Energy is radiated and absorbed in quanta, matched to?

benzer comparable

Yani orda da benzer bir bulabilirdin?

I mean you could find a comparable job there?

Ama pek çok insanımsıda benzer hücre yapısı bulunur.

But many humanoids have comparable cell structures.

Günümüz iklimine çok benzer, ama daha sıcak.

Very comparable to the climate of today, but warmer.

benzer kindred

Ben diyorum ki ben ve Tori gibi bir kız benzer vahşi özgür ruhlara sahibiz.

All I'm saying is me and a girl like Tori are wild kindred free spirits.

Çünkü sen ve ben benzer ruhlarız değil mi?

Because you and I, we're kindred spirits, aren't we?

Benzer bir ruh.

A kindred soul.

benzer image

İki resim. Benzer fakat farklı.

Two images, similar but different.

Ve bu hayalet benzeri imge, erkek miydi kadın mı?

And this ghostlike image, was it male or female?

benzer double

Paris Benzeri", çift sayfa, "İkiz Kuleler inşa edildi.

Paris Match", double page, "The Twin Towers are built.

Paris Benzeri", çift sayfa, "İkiz Kuleler inşa edildi.

Paris Match", double page, "The Twin Towers are built.

benzer closely

Yakından bak, başka yerde benzer anlatımlar bulacaksın.

Look closely, and you'll find similar statements elsewhere.

Geleneksel bilim neredeyse kapalı bir sisteme benzer.

Conventional science is almost like a closed system.

benzer analogical, analogic, analogous

Bizim izolineer optik yongamızın ilkel bir benzeri.

A crude analog of our own isolinear optical chip.

Bu, değiştirimsiz genişlemelerde Frobenius kuramının bir benzeri.

That's an analog to Frobenius for non-commutative extensions.

benzer akin

Tek hücreli bir organizma, alge benzer bir şey.

It's a unicellular organism, something akin to an algae.

benzer simulant

Tamamen kuş dışkısına benzer.

Perfectly simulates bird droppings.