Turkish-English translations for benzinli:

gasoline · petrol · other translations

benzinli gasoline

Burası balık ve benzin gibi kokuyor.

This place smells like fish and gasoline.

İlk tanık, kurşunlu benzinin önde gelen bilimsel destekçilerinden Dr. Robert Kehoe idi.

The first witness was Dr. Robert Kehoe longtime scientific advocate for leaded gasoline.

Daha fazla benzin lazım, Orlando.

I need more gasoline, Orlando.

Click to see more example sentences
benzinli petrol

Benzin istasyonuna gidiyorum. istediğin bir şey var mı?

I'm going to the petrol station. Do you want anything?

Maurice, dikkat et, evlat Orada benzin var.

Maurice, be careful there, son. There's petrol here.

Burada benzin var. Geri durun.

There's petrol here, hold back.

Click to see more example sentences