Turkish-English translations for besleyici:

nutritious · nourishing · nutrient · feeder · other translations

besleyici nutritious

Birlikte büyük bir lapa olduk. Sıcak, lezzetli ve besleyici. Ve evet oldukça da güzel.

Together we become a big porridge that's warm, tasty, and nutritious and yes, quite beautiful, too.

Kimse besleyici bir kahvaltı yapmadan bu evden gidemez.

Nobody leaves this house without a nutritious breakfast.

Lezzetli ve besleyici.

Delicious and nutritious.

Click to see more example sentences
besleyici nourishing

Ama içimdeki çocuk ve daha besleyici bir şey için haykırıyor.

But my inner child is hungry and crying out for something more nourishing.

Al bunu ve kendine biraz yemek al. Besleyici yiyecekler al.

You take this and get some food with it Some good nourishing food.

Dünya'nın yerçekimi zayıf, ama yine de atmosferi daha besleyici.

Earth's gravity is weaker, yet its atmosphere is more nourishing.

Click to see more example sentences
besleyici nutrient

Nikola ve ben besleyici bir rejim ve hayvan plazması geliştirmiştik.

Nikola and I have devised a regimen of nutrients and animal plasma.

Tırnağı sarımtıraktır besleyici değildir, bozuktur.

The nail's yellowed no nutrients, deterioratin'.

besleyici feeder

Güzel bahçeler, sinekkkuşu besleyicileri.

Pretty gardens, hummingbird feeders.