Turkish-English translations for beyaz:

white, whites · man · fair · white part · blank · other translations

beyaz white, whites

Evet, haklısın ama bu demek değil ki her şey siyah ve beyaz olacak, değil mi?

But that doesn't mean that everything has to be black and white, right?

Kırmızı, beyaz ve yeşil.

It's red, white, and green.

Sen de, beyaz çocuk!

You too, white boy!

Click to see more example sentences
beyaz man

Beyaz bir adam ve siyah bir kız mı?

A white man and a black girl?

Beyaz adam bize hiçbir şey bırakmadı!

The white man don't leave us nothing!

Bence beyaz adamın daha çok ihtiyacı var.

I think the white man will need me more.

Click to see more example sentences
beyaz fair

Bir sürü beyaz şöyle diyor: "Hey, bu hiç adil değil.

And a lot of white guys, "Hey, that's not fair.

Beyaz adamların dürüst ve adil olduğunu düşünüyorlardı.

They thought white men were all fair and honest.

Beyaz tenli mi yoksa esmer mi?

ls he fair-skinned or dark?

beyaz white part

Beyaz kısımlar o kadar beyaz ki

The white parts are so white

Beyaz olan kısım yeryüzü.

The white part's the ground.

beyaz blank

Ama bir gün beyaz, her şeyi sildi bitkileri, hayvanları

But one day, everything was blanked plants, animals