Turkish-English translations for biçimlendirmek:

form · shape · format · fashion · other translations

biçimlendirmek form

Belki de bu George denen herif başka bir şeydir insan biçiminde bir yaratık falan.

But maybe this guy, George, is something else. Some kind of a creature maybe, in human form?

Sen ve Ben, iki ayrı biçim, ama tek bir ruh, sen ve Ben.

You and I, two distinct forms, but one single soul, you and I.

Bayanlar baylar. diğer yaşam biçimleri.

O: Ladies, gentlemen, other life forms.

Click to see more example sentences
biçimlendirmek shape

Hala oldukça iyi bir biçimde.

It's still in pretty good shape.

Sookie için inek biçimli möleyen bir saat aldım Michel için Cardio Salsa kasetleri, Dean'e bir kitap aldım.

I got a mooing cow-shaped timer for Sookie some Cardio Salsa tapes for Michel, a book for Dean.

Sayıları ve sözcükleri biçim ve renk olarak görüyor.

He sees numbers and words as shapes and colors.

Click to see more example sentences
biçimlendirmek format

Oh, bu orkestrada bir enstrüman biçimidir.

Oh, that's the orchestra instrument formation.

Bu benim hayatım için bir kılavuz ya da bir biçim değil bu benim hayatım.

It's not just a guideline or a format for my business. It's for my fucking life.

biçimlendirmek fashion

Herkes düzenli bir biçimde hareket etsin.

Everybody move in an orderly fashion.