Turkish-English translations for biçimsiz:

form · formless · amorphous · shapeless · bizarre · distorted · awkward · ungainly · misshapen · other translations

biçimsiz form

Belki de bu George denen herif başka bir şeydir insan biçiminde bir yaratık falan.

But maybe this guy, George, is something else. Some kind of a creature maybe, in human form?

Sen ve Ben, iki ayrı biçim, ama tek bir ruh, sen ve Ben.

You and I, two distinct forms, but one single soul, you and I.

Bayanlar baylar. diğer yaşam biçimleri.

O: Ladies, gentlemen, other life forms.

Click to see more example sentences
biçimsiz formless

Biçimsiz ol şekilsiz, su gibi.

Be formless shapeless, like water.

Dedim ki, "Zihnini boşalt"."Biçimsiz ol"."Şekilsiz, su gibi.

I said, "empty your mind, be formless, shapeless, like water.

Şekilsiz, biçimsiz ol.

Be formless, shapeless.

Click to see more example sentences
biçimsiz amorphous

Tonlarca biçimsiz hayat formlarında böcekçil vardır. Ama bu galakside değil.

Well, tons of amorphous, insectivorous life forms, but none in this galactic vector.

Pam, bu biçimsiz toparlak rasta sensin.

Pam, you're the amorphous Rasta blob.

İlişkimiz şu an biçimsiz ve tanımlanamaz.

Our relationship is now amorphous and indefinable.

Click to see more example sentences
biçimsiz shapeless

Biçimsiz ol şekilsiz, su gibi.

Be formless shapeless, like water.

Dedim ki, "Zihnini boşalt"."Biçimsiz ol"."Şekilsiz, su gibi.

I said, "empty your mind, be formless, shapeless, like water.

Şekilsiz, biçimsiz ol.

Be formless, shapeless.

biçimsiz bizarre

Bu garip biçimde dayanaksız.

That is bizarrely tenuous.

Ayakların garip bir biçimde kocaman.

Hey, your feet are bizarrely huge.

biçimsiz distorted

Hayır, her şey biçimsiz görünüyor.

No. Everything seems distorted.

Çok biçimsiz, bozulmuş

So distorted, deformed

biçimsiz awkward

Tamam, sanırım bu durum biçimsiz olmak zorunda.

Okay, I guess this does have to be awkward.

Şu biçimsiz hareket.

That awkward movement.

biçimsiz ungainly

Senin beynin bir kum tanesini bile kocaman ve biçimsiz yapar.

Your brain would make a grain of sand look large and ungainly.

Bana o kadar biçimsiz geliyor ki.

That just seems so ungainly to me.

biçimsiz misshapen

Uyumlu biçimlerin, biçimsiz kargaşası.

Misshapen chaos of well-seeming forms.