Turkish-English translations for biçmek:

reap · harvest · mow · other translations

biçmek reap

Ama, a evet "ne ekersen onu biçersin" bilhassa sen.

But, oh, well"you reap what you sow," especially about YOU.

Ne ekersen onu biçersin, Uwe Steeb.

You reap what you sow, Uwe Steeb.

Ne ekersen onu biçersin dostum.

You reap what you sow, buddy.

Click to see more example sentences
biçmek harvest

Bu benim tahıl biçmek için yeni fikrim.

This is my new idea for harvesting grain.

Evet buğdayı ben biçtim.

Yes, I harvested the wheat.

Otları biçmek çok uzun zaman alıyor!

Harvesting the tufts takes too long!

Click to see more example sentences
biçmek mow

Köpeğini gezdirmek, çim biçmek, basit bir hayat, mutlu bir hayat.

Walk the dog, mow the lawn a simple life, a happy life.

Kürtaj yapan kurşun geçirmez yelek giyer kendi çimini biçmek için.

The abortionist wears a bullet-proof vest to mow his lawn.

Lanet çimini daha sonra biçerim.

I'll mow the fucking lawn later.