Turkish-English translations for bileklik:

bracelet · wristband · wrist · wristlet · other translations

bileklik bracelet

Şimdi bana bilekliği ver.

Now give me the bracelet.

Bu bir bileklik, hepsi bu.

It's a bracelet, that's all.

Sana o bilekliği o mu verdi?

Did he give you that bracelet?

Click to see more example sentences
bileklik wristband

Bu bileklikleri bu yüzden giyiyoruz ya sürekli bunu kendimize hatırlatmak için.

That's why we wear these wristbands, to constantly remind ourselves of that.

Bu bileklikler bizi koruyor.

These wristbands protect us.

Kırmızı kovboy çizmesi, bileklik.

Red cowboy boots, wristbands.

Click to see more example sentences
bileklik wrist

Tenis şortları. deri tenis ayakkabısı, bileklik.

Tennis shorts, leather sneakers, wrist bands.

Leela'nın bileklik şeysi.

Leela's wrist thingy.

bileklik wristlet

Bir adet beyaz metal bileklikli saat Timawrist, beyaz metal genleşebilir bileklikli.

One white metal wristlet watch Timawrist, on a white metal expanding bracelet.