Turkish-English translations for bilinç:

conscious, consciousness · unconscious · awareness · conscience · realization · other translations

bilinç conscious, consciousness

Öyle mi? Bilinçli bir düşünce şiir, sanat, müzik ya da edebiyat değil.

Is it not conscious thought not poetry, or art, or music, literature.

Bilinçli ya da değil. Eve kendini koruyor tıpkı bukalemunun çevresine uyum sağlaması gibi.

Consciously or not, Eve is protecting herself, like a chameleon adapting to its surroundings.

Her zaman söylediğim gibi adamım. Bu şey Bu şeyin artık bilinci var.

Like I always said, man, this thing it's got consciousness.

Click to see more example sentences
bilinç unconscious

Bilinmiyor Fakat Aeryn Sun, korkarım ki neredeyse bilinçsiz olarak burada.

Unknown but Aeryn Sun is down here almost unconscious, I'm afraid.

Ve bilinçsiz bir haldeyken dört kadını daha öldürdü.

And in an unconscious state he killed four more women.

Bilmiyorum, ama bilinci yerinde değil.

I don't know, but he's unconscious.

Click to see more example sentences
bilinç awareness

Ben bugün, sadece tarafsız bir gözlemciyim aile terapisi ve alkol bilinci için.

Today I'm just a neutral observer with a degree in family therapy and alcohol awareness.

Yeni bir ruhani bilinç.

The new spiritual awareness.

Ama artık bilinç var.

But there is awareness.

Click to see more example sentences
bilinç conscience

Senin bir bilincin var.

You have a conscience.

Senin bir bilincin var, chloe.

You have a conscience, Chloe.

bilinç realization

O gün birden fark ettim ki artık bilinçli olarak sürmüyorum.

That day, I suddenly realized I was not driving more consciously.