Turkish-English translations for bilindik:

familiar · known · other translations

bilindik familiar

Evet, çok bilindik bir yüzüm var

Yeah, I got a familiar face.

Evet, evet. Bilindik bir hikâyenin ilginç bir yansıması.

Yeah yeah, it's an interesting take on a familiar story.

Tanıdık yüzler, bilindik mekanlar.

Familiar faces, familiar places.

Click to see more example sentences
bilindik known

Bilindik bir katilin üzerinde bir silah bulduk.

Listen, we found a gun on a known murderer.

Sifilis için bilindik bir tedavi bu.

This is a well-known cure for syphilis.

Şu adam bilindik bir günahkârdır.

That man's a known reprobate.

Click to see more example sentences