Turkish-English translations for bilinmez:

unknown · problem · question · unknowable · puzzler · other translations

bilinmez unknown

Ya da belki küçük bir kız çocuğu okula gitmeden önce bilinmez bir oyun oynayan.

Or perhaps a little girl before leaving to school plays with the unknown neighbour.

Ama başarısız deneyler bizim için bilinmez değildir değil mi?

But failed experiments are not unknown to us, right?

O korkunç bilinmeyen şey.

This horrible unknown thing.

Click to see more example sentences
bilinmez problem

Hey, senin problemin ne biliyor musun, yaşlı adam?

Hey, you know what your problem is, old man?

Haydi ama bu sorun bile değil.

Come on, that's not even a problem.

Öyle bile olsa bir sorun var.

Even so, there's a problem.

Click to see more example sentences
bilinmez question

Her gün bana aynı soruyu soruyorsun ve hergün ben de sana bilmiyorum diyorum

Every day you ask me the same question and every day I say I don't know.

Ve inanıyorum ki o sorunun ne olduğunu zaten biliyorsun

And I believe you already know what that question is

Bilmek istediğim tek bir soru var.

There's one question I want to know.

Click to see more example sentences
bilinmez unknowable

Şey, belki bu doğru ama, benim gerçeğim başka bir şey karanlık, bilinmeyen, iğrenç ve bozuk bir şey.

Well, maybe that's true, but my truth is something else something dark, unknowable, hideous and corrupt.

Ve bu onları bilinemez yapar.

And that makes them unknowable.

İstemeden, ya da en azından bilmeden, büyük bir talihsizliğe sebep oldunuz.

You have been unwiIlingly, or at Ieast unknowingly, the cause of a great misfortune,

Click to see more example sentences
bilinmez puzzler

Bu tam bir bilinmez.

This is a puzzler.