Turkish-English translations for bilmece:

riddle · puzzle · enigma · conundrum · why · other translations

bilmece riddle

Evet ama bu bilmece beni deli ediyor.

Yeah, but this riddle is driving me crazy.

Bu zor bir bilmece.

It's a difficult riddle.

Daha çok bir bilmece, aslında.

More of a riddle, actually.

Click to see more example sentences
bilmece puzzle

Bir çeşit bilmece gibi bir şey.

It's sort of like a puzzle.

Bu bir bilmece o zaman.

What a puzzle then!

Hayat bir bilmece. Öyle değil mi?

Life's a puzzle, don't you think?

Click to see more example sentences
bilmece enigma

Bu bir sır, bir bilmece

It's a mystery, an enigma.

O, tam bir bilmece.

She's such an enigma.

Dali anlayamaz asla bir Dali resmini. Çünkü Dali sadece bilmeceler oluşturur.

Never Dalí understand one painting of Dalí because Dalí only create enigmas.

Click to see more example sentences
bilmece conundrum

Ama üçüncü element Üçüncü element tam bir bilmece.

But the third element the third element is a conundrum.

İlginç bir bilmece, değil mi?

An interesting conundrum, isn't it?

Oh, evet, bir bilmece!

Oh, yes, a conundrum!

Click to see more example sentences
bilmece why

Hayır. İşte bu yüzden bilmece.

No, that's why it's a riddle.

İşte bu yüzden bilmece.

That's why it's a riddle.