Turkish-English translations for binmek:

get · ride · get on · to ride · board · hop · mount · hop on · to get on · embark · other translations

binmek get

Ama yapmam gereken bir var, bu yüzden lütfen arabaya bin.

But I have a job to do, so please get in the car.

Acele et ve bin.

Hurry up and get on.

Kendine bir iyilik yap, Londra'ya gidecek bir sonraki uçağa bin.

Do yourself a favour, get on the next plane back to London.

Click to see more example sentences
binmek ride

Ama evlendikten kısa bir süre sonra ata binerken ciddi bir kaza geçirdi.

But soon after her marriage, she had a serious accident, a riding accident.

Bisiklete binmek gibi bir şey doktor.

It's like riding a bike, Doctor.

Sen de binmek ister misin?

Do you want a ride too?

Click to see more example sentences
binmek get on

Lütfen, uçağa bin ve New York'a gel tamam mı?

Please, get on the plane and come to New York, okay?

Sadece bir uçağa bin ve hepsi bu.

Just get on a plane and that's it.

bu senin mi? evet, koç. bin.

Is that yours? Yeah, Coach. Get on.

Click to see more example sentences
binmek to ride

Tekneye binmek için çok soğuk değil mi?

Is it too cold to ride on the boat?

Ister misiniz ona binmek ya da değil?

Do you want to ride him or not?

Silah binmek için yeterli ışık var mı?

Are you light enough to ride the gun?

Click to see more example sentences
binmek board

Yer çekimi sıfır, oksijen seviyesi sarı. John A. Warden'a binmek için, Hazır.

Gravity zero, oxygen level yellow, ready to board the John A. Warden.

Bu iyi bir plan bilet almak ve trene binmek?

ls it a great plan to buy ticket and board train?

Gemiye binin, o artık benim gemim değil.

Board it. That's not my ship anymore.

Click to see more example sentences
binmek hop

Bu yüzden arabana bin ve beni takip et ya da etme.

So hop back in your car, and you follow me or don't.

Tamam, Crane Hadi bin ve sıkı tutun.

Okay, Crane hop on and hold on.

Hadi bin ve sıkı tutun.

Hop on and hold on.

Click to see more example sentences
binmek mount

Askerler, binin ve beni takip edin.

Troopers, mount up and follow me.

Liu Yu-de, ata bin.

Liu Yu-de, mount it

Şimdi ata bin.

Now, mount up.

Click to see more example sentences
binmek hop on

Tamam, Crane Hadi bin ve sıkı tutun.

Okay, Crane hop on and hold on.

Hadi bin ve sıkı tutun.

Hop on and hold on.

Arkama bin Bay Connelly.

Hop on, Mr Connelly.

binmek to get on

Lütfen, uçağa bin ve New York'a gel tamam mı?

Please, get on the plane and come to New York, okay?

Kendine bir iyilik yap, Londra'ya gidecek bir sonraki uçağa bin.

Do yourself a favour, get on the next plane back to London.

binmek embark

Stromberg Mürettebatı Bir ve İki, denizaltılara binin.

Stromberg crews one and two embark your submarines.