Turkish-English translations for birçok:

many · lot, lots · lots of, lot of · a lot · a lot of · most · many of · several · multiple · much · plenty of · various · some · most of · numerous · umpteen · other translations

birçok many

Bu da demek oluyor ki birçok şey olabilirim ama aptal değilim.

Which means I am many things.. One thing I am not is stupid..

Hayır, birçok arkadaşın var.

No, you have many friends.

Birçok, birçok kez.

Many, many times.

Click to see more example sentences
birçok lot, lots

Ve birçok şey için özür dilerim ama sadece bu kadar.

And I'm sorry for a lot of things, but nothing more than that.

O an ile bu an arasında birçok şey oldu.

A lot happened between that moment and this one.

Birçok adam da beni çekici buluyor.

Lots of men find me attractive too.

Click to see more example sentences
birçok lots of, lot of

Ve birçok şey için özür dilerim ama sadece bu kadar.

And I'm sorry for a lot of things, but nothing more than that.

Yarın sabah birçok çocuk hayal kırıklığına uğramış olacak.

There's gonna be a lot of disappointed kids tomorrow morning.

Ben de bilmiyorum ama Adalind dahil birçok kişi onu istiyor.

I don't really know, but a lot of people want it, including Adalind.

Click to see more example sentences
birçok a lot

Ve birçok şey için özür dilerim ama sadece bu kadar.

And I'm sorry for a lot of things, but nothing more than that.

Bir kızla tanıştım ve harika biri. Birçok ortak noktamız var.

I met this girl, and she's great. we have a lot in common.

Yarın sabah birçok çocuk hayal kırıklığına uğramış olacak.

There's gonna be a lot of disappointed kids tomorrow morning.

Click to see more example sentences
birçok a lot of

Ve birçok şey için özür dilerim ama sadece bu kadar.

And I'm sorry for a lot of things, but nothing more than that.

Bu o kadar da garip değil. Birçok kız bunu yapıyor.

It's not that weird; A lot of girls do it.

Birçok şeyi o zaman

A lot of things then

Click to see more example sentences
birçok most

Hayır Bir Numara, eminim ki birçoğu bundan çok daha ilginç olacaktır.

Oh no, Number One. I'm sure most will be much more interesting.

Bunu birçok kez duydum ben. Herkül tüm şehirdeki en hızlı en güçlü, en çevik erkekti.

I have heard it many times Hercules was the fastest, strongest, most agile man in the whole city.

Evet birçok insandan daha fazla.

Yeah, more than most people.

Click to see more example sentences
birçok many of

Tabii ki birçok insan zaten burada olduklarına inanıyor.

Of course, many people believe they are already here.

O birçok konuda yaratıcı. Film, şiir, karate, müzik ve dans.

He is a creative man of many interests film, poetry, karate, music, dance.

Tabii ki, birçok sene sonra fark ettim ki mantıken kar kişisel olarak benim için yağmamıştı.

Of course, many years later I realized that, logically, the snow was not there for me personally.

Click to see more example sentences
birçok several

İki polis vuruldu. Birçok yaraları var. Ve yeni bir şüpheli var.

I got two officers down, several injuries and a new suspect.

Birçok başka seçeneği var

They have several other options.

Birçok tanık gördü onu.

Several witnesses saw it.

Click to see more example sentences
birçok multiple

Pekâlâ, pekâlâ çocuklar tamam birçok kot pantolon aldım.

Alright. Alright, guys. I got multiple pairs of blue jeans.

House, sana birçok kere söyledi.

House, she told you multiple times

Birçok madalya, iki tane mor kalp dahil.

Multiple decorations, including two Purple Hearts.

Click to see more example sentences
birçok much

Bu benim için kolay değil çünkü gerçekten sıkı çalıştın ve kariyerim için birçok şey yaptın.

This isn't easy for me because you've worked really hard and done so much for my career.

Nasıl "Bu benim için kolay değil çünkü gerçekten sıkı çalıştın ve kariyerim için birçok şey yaptın." korkunç olur?

How is "This isn't easy for me because you've worked really hard and done so much for my career" horrible?

Hayır Bir Numara, eminim ki birçoğu bundan çok daha ilginç olacaktır.

Oh no, Number One. I'm sure most will be much more interesting.

Click to see more example sentences
birçok plenty of

Bunu daha önce birçok kere yaptın.

You've done this plenty of times before.

Onu birçok kez çıplak hayal etmiştim ama bu şekilde asla.

I imagined her naked plenty of times, but never like this.

Ruby ile zaten birçok kez konuştum, Şerif.

I've already talked to Ruby, sheriff, plenty of times.

Click to see more example sentences
birçok various

Bir elbise istedim, ve birçok başka şey.

I wanted a dress, and various other things.

Birçok grup taht için kavga ediyor ve ülke kaos içerisinde.

Various factions are fighting for the throne and the country is in chaos.

Birçok insan beni öptü.

Various people kissed me.

Click to see more example sentences
birçok some

Evet, geçmişte baban birçok hata yaptı, ama artık o farklı bir insan.

Your dad has made some mistakes in the past, but he's a different person now.

Birçok şey yaptım, fakat ben katil değilim.

I've done some things, but I'm not a murderer.

Evet, birçok yönden daha gelişmiş ama

Yes, some ways it's more advanced but

Click to see more example sentences
birçok most of

Birçok insan bir ölümsüz tarafından ısırıldıktan bir saat sonra ölür.

Most humans die within an hour of being bitten by an immortal.

Ve birçoğu da Parisli kızlar gibi köpek.

And most of them are dogs like Parisian girls.

Birçoğu eğreldi otu gibi bitkivari bu muazzam Charnia türü gibi

Most are fern-like fronds, like this enormous species of Charnia.

Click to see more example sentences
birçok numerous

Dört kez yaralanmış, birçok savaş rütbesini geri çevir

Wounded four times, refused numerous battlefield commissions

birçok umpteen

Birçok kez onları aradım.

I've called them umpteen times.