Turkish-English translations for bir de:

plus · besides · on the side · to boot · in addition · item · other translations

bir de plus

Bu ikisi ve Pierre Jackson, Daniel Leone bir de kadın Elly Carpenter.

Those two plus Pierre Jackson, Daniel Leone and a woman, Elly Carpenter.

Ayrıca bir de bu var.

Plus, I have this.

Hayır, bana su ve tuz lazım bir de varsa yakılmış deri külleri

No, I need water and salt, plus ashes of burned leather, if available.

Click to see more example sentences
bir de besides

Ayrıca, bu hiç de kötü bir fikir değil.

Besides, this is not such a terrible idea.

Ayrıca, gerçekten de komik bir adam.

And besides, he's really funny.

Üstelik, bir sevgilim de var.

Besides, I already have a girlfriend.

Click to see more example sentences
bir de on the side

Mary, hayalet kız ve onunla birlikte başka biri de orada sıkışıp kalmış

Mary, the ghost girl And there's someone else trapped on the other side with her

Her yan için bir tane ve bir tane de arkaya!

One on each side and then one on the back!

Hey, bir de iyi tarafından bak.

Hey, look on the bright side.

Click to see more example sentences
bir de to boot

Ve o fare kapanında bir de.

And in that rat trap to boot.

Bir de sarı kart.

A yellow to boot.

Bir de üstelik inanılmaz derecede cimri.

And she's incredibly cheap, to boot.

Click to see more example sentences
bir de in addition

Ayrıca çirkin bir yüzüm de var.

In addition I have an ugly face.

Şimdi iki kocaya ilaveten, bir de okşayıcı çıktı.

Now, in addition to two husbands she had a toucher.

Dünya'nın en iyi boyacısı olmamın yanında, Jameika büyükelçisiyimdir bir de.

In addition to being the world's best house-painter I'm also the Jamaican ambassador.

bir de item

Özel bir açık arttırma belki de?

Any special auction item maybe?

Bu çuval iletişim için çok önemli olan bir parçayı, dâhili telefonu taşıyordu.

And this bag was carrying the very important item of the communication, the interphone.