Turkish-English translations for biraz:

some · little · a little · a bit · slightly · any · few · somewhat · something of · awhile · mildly · a trifle · tolerable · other translations

biraz some

Bir erkek arkadaşın ya da bir kız arkadaşın var bilmiyorum ama, eğer biraz boş vaktin varsa

I don't know if you have a boyfriend or a girlfriend but, if you have some free time

Sadece biraz zamana ihtiyacım var.

I just need some time. Time.

Jack, bana bir iyilik yap, evine git ve biraz uyu.

Jack, do me a favor, go home and get some sleep.

Click to see more example sentences
biraz little

Ben de seni özleyeceğim ama bu biraz fazla gibi.

I'm gonna miss you, too, but this is a little much.

Lütfen bana inanın. Biraz daha zamana ihtiyacım var.

Please believe in me, I need a little more time.

Biraz yardım lütfen!

Little help, please!

Click to see more example sentences
biraz a little

Ben de seni özleyeceğim ama bu biraz fazla gibi.

I'm gonna miss you, too, but this is a little much.

Oh, bu biraz fazla gibi görünüyor, sence de öyle değil mi?

Oh, it just seems like a little bit much, don't you think?

Bana biraz yardım et.

Help me out a little.

Click to see more example sentences
biraz a bit

Hey, sana bir şey sorabilir miyim? ama biraz garip gelebilir

Hey, can I ask you something that might sound a little bit weird?

Gerçek şu ki, ben aslında biraz sarhoşum.

The truth is, I'm actually a little bit drunk.

Dedim ki sana yukarıda biraz daha ihtiyacımız olacak.

I said we're gonna need you upstairs a bit longer.

Click to see more example sentences
biraz slightly

Sonunda gerçek bir rüya gördüm dün gece. Biraz tuhaf bir rüya.

I finally had a real dream last night, a slightly strange dream.

Bak, Carter kadınları biraz karmaşık dik başlı ve hafif delidir.

Look, Carter women are complicated and stubborn and slightly crazy.

Tam ciddi değil ama birazcık ciddi.

Not completely serious But, slightly serious.

Click to see more example sentences
biraz any

Paran var mı? Biraz var.

Do you have any money?

O da birazdan burada olur.

He should be here any minute.

Ve o kekten biraz daha var mı?

And is there any more of that cake?

Click to see more example sentences
biraz few

Belki birkaç gün, belki biraz daha fazla, ama benim için yapılabilecek bir şey yok.

Maybe a few days, maybe more, but there's nothing they can do for me.

Hayır, bu biraz fazla olur... .çünkü önümüzdeki birkaç yıl içinde... .çok sayıda kişi mezun olacaktır.

No, that's a bit too much, also because within the next few years plenty of people will graduate.

Biraz saçma olduğunu biliyorum, ama sadece birkaç blok ötede.

I know it's ridiculous but it's only a few blocks, so

Click to see more example sentences
biraz somewhat

Senin aksine, sanki biraz utangaç ve ketum ama duyarlı ve harika bir insan".

He's somewhat shy and secretive, unlike you, "but a sensitive, wonderful person.

Bizim için biraz küçük düşürücü olur

This would be somewhat humiliating for us

Ve kendimi biraz sorumlu hissettim.

and I feel somewhat responsible.

Click to see more example sentences
biraz something of

Daha önce söyledim bir şey vardı hani, biraz yalan olan bir şey.

There was something I said before, something that was kind of a lie.

Biraz daha modern bir şey vardı aklımda. Şarkı söylemek gibi.

I was thinking of something a little more modern singing.

Ben biraz daha kalıcı bir şey düşünene kadar.

Till I can think of something a little more permanent.

Click to see more example sentences
biraz awhile

Burada otur ve biraz dinlen, tamam mı?

Sit down here and rest for awhile, okay?

Bizi biraz yalnız bırak.

Leave us alone awhile.

Bu biraz zaman alacak muhtemelen.

This is probably gonna take awhile.

Click to see more example sentences
biraz mildly

Biraz önce hafif bir panik atak geçirdim, tamam mı?

I had a bit of a mild panic attack earlier, alright?

Sadece biraz ılımlı ani ishal.

Just some mild explosive diarrhea.

Oldukça ürkütücü, biraz da etkileyici.

It's pretty creepy. And mildly impressive.

Click to see more example sentences
biraz a trifle

Andrew biraz garip biriydi Bay Corso ama deli değildi.

Andrew was a trifle eccentric, Mr. Corso, but he wasn't insane.

Belki biraz benzi solgun.

Well, perhaps a trifle pale

Biraz sınırlı ama parlak.

A trifle limited, but brilliant.

biraz tolerable

Biraz tolerans göster.

Show some tolerance.

Kan basıncın birazcık düşük ama limitler içinde.

Your blood pressure isslightly off but within tolerance.