Turkish-English translations for biri:

one · man · someone · any · somebody · anyone · cookie · either of · other translations

biri one

Ve, dinle, bir şey daha var sana söylemem gereken, bir şey daha var.

And, listen, there's one more thing there's one more thing I have to tell you.

Yani bir erkeğe ihtiyacın yok ama yine de bir tane istiyorsun.

So you don't need a man, but do you still want one?

Lütfen, son bir kez olsun beni dinle.

Please, just listen to me this one last time.

Click to see more example sentences
biri man

Bu adam hakkında hiç bir şey bilmiyorsun ve o senin hakkında her şeyi biliyor.

You don't know anything about this man, and he knows everything there is to know about you.

Hadi dostum, bana bir şeyler ver!

Come on man, give me something!

Sen iyi bir adam, iyi bir dostsun.

You're a good man, good friend.

Click to see more example sentences
biri someone

Hayır, hayır, "senin gibi biri" demek istemedim çünkü sen senin gibi biri gibi bir şey değilsin.

No, no, I don't mean to call you "someone like you" because you're nothing like something like someone like you.

Ve bu gece orada biri olacak.

And someone will be there tonight.

Yani gerçekten o çok tatlı ve eğlenceli biri. Fakat gerçek hislerim başka birisi için.

I mean, I think she's really pretty and fun but my true feelings are for someone else.

Click to see more example sentences
biri any

Şey, güçlü bir ismi ve güçlü bir vücudu olan bir erkek muhtemelen tam ihtiyacım olan şeye sahiptir.

Well, any man with such a strong name and strong body Probably has exactly what I need.

Hey, Teğmen, herhangi bir yardıma ihtiyacın olursa, beni ara.

Hey, Lieutenant, if you need any help, give me a call.

O herhangi bir para istemiyor.

He doesn't want any money.

Click to see more example sentences
biri somebody

Biri dün gece bir şey görmüş veya duymuş olabilir.

Somebody may have seen something or heard something last night

Biri bana yardım etsin yardım

Somebody, help me help me.

Çünkü biri öldü ve sana bu yolla miras kaldı?

Because somebody died and left you that way?

Click to see more example sentences
biri anyone

Sen benim en iyi arkadaşımsın ve senin gibi biriyle daha önce hiç tanışmadım.

You're my best friend and I've never met anyone like you before.

Bununla başka bir problemi olan var mı?

Does anyone else have a problem with that?

Biri neden yapar ki bunu?

Why would anyone do this?

Click to see more example sentences
biri cookie

Ve kurabiye ya da şeker gibi tatlı bir şey.

And something sweet, like a cookie or a piece of candy.

Bana bir paket kurabiye mi aldın.?

You bought me a bag of cookies.

Burası bir kurabiye fabrikası için oldukça tüyler ürpertici.

This place is seriously creepy for a cookie factory.

Click to see more example sentences
biri either of

Biliyorum planın bir parçası değildi, ama ya bu ya da hiçbir şeydi.

I know it wasn't part of the plan, but it was either this or nothing.

Ya ben bu takımın bir parçasıyım, ya da değilim.

Either I'm a part of this team, or I'm not.

Burada değil, kocasından da bir iz yok.

She's not here. No sign of the husband either.

Click to see more example sentences