Turkish-English translations for biriktirmek:

save · collect · to save · raise · other translations

biriktirmek save

Bu çok güzel bir hediye ama bu parayı biriktirmek için çok çalıştık.

It's a beautiful gift but we worked so hard to save that money.

İyi bir bulacağım, biraz para biriktireceğim ve daha güzel bir yer bulacağız.

I'll get a good job. We'll save some money and find a nicer place.

Sana özel bir şeyler yapmak için biriktiriyorum.

I'm saving it up to make you something special,

Click to see more example sentences
biriktirmek collect

Bazı insanlar sanat biriktirir, ya da annem gibi, porselen kurbağa falan.

Some people collect art, Or like my mother, porcelain frogs.

Ben de biriktiriyorum, senin gibi.

I collect them, just like you.

Evet, babam çizgi roman biriktirir.

Yeah. My dad collects comics.

Click to see more example sentences
biriktirmek to save

Bu çok güzel bir hediye ama bu parayı biriktirmek için çok çalıştık.

It's a beautiful gift but we worked so hard to save that money.

Sana özel bir şeyler yapmak için biriktiriyorum.

I'm saving it up to make you something special,

biriktirmek raise

Para biriktirmek için müthiş bir yol.

It's a terrific way to raise money.