Turkish-English translations for birinci sınıf:

first class, first-class · first-rate · tops, topping · high-class · super · topflight · other translations

birinci sınıf first class, first-class

Bir dahaki sefere birinci sınıfta gidelim, tamam mı?

Next time, let's go first class, all right?

Öyle değil mi Birinci Sınıf?

Ain't that right, First Class?

Birinci sınıf Er Alistair P. Benjamin efendim.

Private first class Alistair P. Benjamin, sir.

Click to see more example sentences
birinci sınıf first-rate

Şimdi ise birinci sınıf bir psikopat ve beni insanların hayatlarını yok etmek için kullanıyor.

Now he's a first-rate psychopath, and he's using me to destroy people's lives.

Birinci sınıf bir dansçı, tıpkı benim gibi.

He is a first-rate dancer, just like me.

Sende birinci sınıf bir bellek var genç adam

You have a first-rate memory, young man.

Click to see more example sentences
birinci sınıf tops, topping

Yoli birinci sınıf bir yüzücü ve çok ama çok cesur biri.

Uh, Yoli is a top-notch swimmer, and she's very, very brave.

Birinci sınıf, en üst kalite.

First quality, top drawer.

Birinci sınıf performanstı bu arada.

Top-notch performance, by the way.

Click to see more example sentences
birinci sınıf high-class

Yolanda, bunu organize etmek için birinci sınıf bir şirket seçmişsin.

Limo? Yolanda, you picked a high class company to organize this.

Hiroşima Ortaokulu, birinci sınıf, B sınıfı.

Hiroshima Junior High, first grade, Class B.

Evet, demek istediğim bunlar birinci sınıf meseleler.

Oh, yeah. I mean, these are high-class problems.

Click to see more example sentences
birinci sınıf super

Süper, süper, süper birinci sınıf.

Super, super, super first class.

birinci sınıf topflight

Belki bir gün, biraz şans ve birinci sınıf tıbbi bakımla, Leo'yu geri getiririz.

Maybe someday, with a little luck and some topflight medical attention, you'll have Leo back.