Turkish-English translations for birkaç:

few · a few · some · couple · several · a couple of · little · any · number of · slight · other translations

birkaç few

Belki birkaç gün, belki biraz daha fazla, ama benim için yapılabilecek bir şey yok.

Maybe a few days, maybe more, but there's nothing they can do for me.

Son birkaç gün gerçekten çok güzel geçti. Biliyorum, çok güzeldi.

And the last few days have just been been really nice.

Bize birkaç saat ver, lütfen.

Give us a few hours, please.

Click to see more example sentences
birkaç a few

Belki birkaç gün, belki biraz daha fazla, ama benim için yapılabilecek bir şey yok.

Maybe a few days, maybe more, but there's nothing they can do for me.

Birkaç ay önce Steve beni Manhattan'da ziyarete geldiğinde bana çok önemli bir soru sordu.

A few months ago, when Steve was visiting me in Manhattan, he asked me a very important question.

Sana sormak istediğim birkaç sorum daha var.

I've got a few more questions to ask you.

Click to see more example sentences
birkaç some

Tamam, sadece bana birkaç soru sormak istiyor, öyle değil mi?

It's okay. I mean, he just wants to ask me some questions, right?

Bana birkaç soru sor.

Ask me some questions!

Geldi ve birkaç sigara ödünç almak istedi.

He came and he wanted to borrow some cigarettes.

Click to see more example sentences
birkaç couple

Neyse, birkaç yıl önce altı ay boyunca denedik. Ama bir şey olmadı.

Anyway, a couple years ago, we tried for about six months and nothing happened, so

Ah, sadece birkaç ay daha.

Uh, just a couple more months.

Birkaç dakikaya ihtiyacım var.

I need a couple minutes.

Click to see more example sentences
birkaç several

Birkaç yıl önce kardeşi de aynı hastalık yüzünden öldü.

His brother died of the same disease several years ago.

Bu gece konuşmamız gereken birkaç önemli mesele var.

There's several important matters we should discuss tonight.

Marivan'ı seçtik çünkü birkaç El-Kaide komutanı orada siyasi sığınma istedi.

We chose Marivan because several Al-Qaeda commanders also asked for political asylum there.

Click to see more example sentences
birkaç a couple of

Bir de bir kız öğrenciyle ilgili eski bir dava vardı. Birkaç yıl önce olan bir olay.

And then there was the old case with the female student a couple of years ago.

Belki birkaç bir şey daha.

Maybe a couple of other things.

Evet, bende de var onlardan birkaç tane.

Yeah, I got a couple of those guys myself.

Click to see more example sentences
birkaç little

Sadece birkaç dakika, kısa bir süre için.

Just a few minutes, a little time.

Bir araba, küçük bir ev, birkaç çocuk.

A little house. A couple of kids.

Evet, sadece birkaç küçük şey, Kelly.

Yeah, just a few little things, Kelly.

Click to see more example sentences
birkaç any

Çocuklar da diğer herhangi bir grup insan gibidir birkaç kazanan, bir sürü kaybeden.

Kids are like any other group of people, a few winners a whole lot of losers.

Birkaç Lugandaca ifade öğrenmiştim ama hiç Lugisu dili bilmiyordum.

I've learned some Luganda phrases, but I didn't know any Lugisu.

FBl birkaç dakikaya burada olur.

The FBl'll be here any minute.

birkaç number of

Sen bana bir telefon numarası ver, birkaç gün içinde seni arayalım.

Give me a telephone number and I'll call you in a couple of days.

Silahlar, fazer, torpidolar asker taşıma araçları ve birkaç kobalt toryum cihazı.

Guns, phaser banks, photon torpedoes troop transports and a number of cobalt-thorium devices.

Bana birkaç tane bir numara Montecristo al.

Get me a couple of Montecristos Number One.

birkaç slight

Aslında birkaç ay önce evlendim. Bu yüzden birazcık kötü.

Actually, I was married a few months ago, so slightly worse.