Turkish-English translations for biz:

we · us · ours, our · ourselves · punch · stiletto · other translations

We also found translations for word biz in English.

biz we

Ama biz doğru yapmak zorunda ve şimdi bunu yapmak için var.

But we have to do it right and we got to do it now.

Ama biz hala buradayız.

But we're still here.

Biz bu yüzden buradayız.

This is why we're here.

Click to see more example sentences
biz us

Sana yardım edebileceğim bir çok şey var, ve senin de bize yardım edebileceğin bir çok şey var.

There is so much that I can do to help you, and there's much that you can do to help us.

Hayır, sen kendin için iyi bir fikir olmadığını düşünüyorsun. Ama Jason bizim için harika bir fikir.

No, you don't think it's a good idea for you, but Jason is a very good idea for us.

Bizim için burada hiçbir şey yok.

This there's nothing for us here.

Click to see more example sentences
biz ours, our

Dün gece olanlar, tamam mı, ikimizin arasında bu bizim küçük sırrımız, tamam mı?

What happened last night, okay, between you and I that's our little secret, all right?

O bizim kız mı?

Is that our girl?

Karım ve ben bir kaza geçirdik ve o bizim avukatımız.

My wife and I have been in an accident, and he's our lawyer.

Click to see more example sentences
biz ourselves

Sen ve ben kendimize bir içki almaya ne dersin?

How about you and me get ourselves a drink?

Bence Kitty ve ben bunu kendimiz halletmeliyiz.

I think Kitty and I should handle this ourselves.

Hayır, o bize saldırdı, ve biz, sadece kendimizi savunduk.

No, he jumped us, and we just defended ourselves.

Click to see more example sentences
biz punch

Yani bir bak bize Sid burada oturuyor, dans ediyor, panç içiyoruz.

I mean look at us, Sid, Sitting here at a dance, drinking punch.

Ama ben senin kum torban değilim.

But I am not your punching bag.

Neden bana yumruk attın?

Why did you punch me?

Click to see more example sentences
biz stiletto

Georgia şeftalisi, Marla Maples bize bir tane daha ince topuk

Georgia peach Marla Maples reportedly threw yet another stiletto heel at

Ya Stiletto bana kırmızı-mavi görüntü ile bire bir görüşmenin yolunu açarsa?

What if stiletto could help me land a one-on-one with the red-blue blur?

Ben daha çok ince topuk severim.

I'm really more of a stiletto.

Click to see more example sentences