Turkish-English translations for boğma:

strangulation · strangling · drown · choking, choke · suffocation · other translations

boğma strangulation

Silah yarası yok, bıçak yarası yok, elle boğma izi yok.

No gunshot wounds, no stab wounds, no signs of strangulation.

Ancak yüzünde, soluk borusunda bereler ve diğer boğma işaretleri var.

But there's facial and tracheal bruising and other signs of strangulation.

Ölüm nedeni oldu boğulma elle boğma nedeniyle.

C.O.D. was asphyxiation due to manual strangulation.

Click to see more example sentences
boğma strangling

Benden ödünç para istedi ve bende hayır dedim ve sonra beni boğmaya çalıştı.

He wanted to borrow money, and I said no, And he tried to strangle me.

Biri beni boğmaya çalıştı ama ben hayatta kaldım.

Someone tried to strangle me And I survived.

Logan seni boğmaya çalıştı ama benim yüzümü hiç görmedi.

Logan tried to strangle you, but he never saw my face.

Click to see more example sentences
boğma drown

Bir şey beni boğmaya çalıştı.

Something tried to drown me.

O beni boğmaya çalıştı.

He tried to drown me.

Araba kazası, yangın, vurma, boğma.

Car accident, fire, shooting, drowning.

Click to see more example sentences
boğma choking, choke

Bir çift ayakkabı bağcığı ile beni boğmaya çalıştı.

She tried to choke me with a pair of shoelaces.

Ben doğanın mükemmel boğma makinesiyim!

I'm nature's perfect choking machine!

Ve sonra Zero Zigzag'ı boğma ya başladı.

And then Zero started choking Zigzag.

Click to see more example sentences
boğma suffocation

Sen kendini boğmaya çalışıyorsun.

You're trying to suffocate yourself.