Turkish-English translations for boşaltmak:

empty · clear · unload · unpack · vacate · pour · evacuate · drain · clean · to vacate · deplete · flush · clean out · void · other translations

boşaltmak empty

Sadece bir tane, bir kaç dakika sonra bu şişe boşalacak.

Only that in a few minutes, this bottle will be empty.

Daire çoktan boşalmış bile.

The apartment is already empty.

Dur bir dakika, ceplerini boşalt bakalım.

Wait a minute. Empty your pockets now.

Click to see more example sentences
boşaltmak clear

Derin bir nefes al ve zihnini boşalt.

Take a deep breath. And clear your mind.

Katı boşalt o zaman, lütfen.

Well, clear the floor, then, please.

O zaman boşalt.

Then clear it.

Click to see more example sentences
boşaltmak unload

Bulaşık makinesini boşaltan periler. Çocukları sallayan küçük periler.

little fairies unload the dishwasher, little fairies sunscreen the kids.

Cynthia ve Karl sadece evi boşaltmak istiyor.

Cynthia and Karl just want to unload the place.

O bunu yaparken sen de kasayı boşalt.

While he's doing that, you unload the register.

Click to see more example sentences
boşaltmak unpack

Yukarı çık ve valizini boşalt.

Now go upstairs and unpack.

Boşalt onu, lütfen.

Unpack it, please.

Bu arada, çantamı boşalt.

Meanwhile, unpack my bag.

Click to see more example sentences
boşaltmak vacate

Bir bina daha boşaltmak istiyor?

He wants you to vacate another building?

İki ay önce FTL örgütü, Rabat'taki üssünü ve Şanir'deki destek merkezini boşalttı.

Two months ago, FTL vacated their base at Rabat and their support station at Shaneer.

Boşaltmak için üç gününüz var.

You have three days to vacate.

Click to see more example sentences
boşaltmak pour

Hey, bana biraz su boşalt.

Hey, pour some water for me.

Bana biraz su boşalt.

Pour me some water.

Boşalt onu bana, seni küçük bronz fahişecik.

Pour it all over me, you little bronze bitchlet.

boşaltmak evacuate

Efendim, Delta Dawnstar az önce boşaltılmış.

Sir, they just evacuated the Delta Dawnstar.

Tüm alan boşaltılmış durumda.

This whole area'sbeen evacuated.

Orayı boşalt, Senzaki!

Evacuate now, Senzaki!

boşaltmak drain

Son iki kurban gibi kanı boşaltılmış ama bunda yeni bir şey var.

She's drained, just like the last two, but there's something new.

Tüm kanı boşaltılmış.

Drained of blood.

boşaltmak clean

İki ay önce Manhattan'ın bir nakliye kamyonu boşaltılmış.

Two months ago, a Manhattan mutual truck was cleaned out.

Enrique, kül tablalarını boşalt.

Enrique, clean the ashtrays.

boşaltmak to vacate

Bir bina daha boşaltmak istiyor?

He wants you to vacate another building?

Boşaltmak için üç gününüz var.

You have three days to vacate.

boşaltmak deplete

Görünüşe göre SNM neredeyse boşalmış. Ne?

It looks like the ZedPM's almost depleted.

boşaltmak flush

Boşalt şu lanet şeyi!

Flush the damn thing!

boşaltmak clean out

İki ay önce Manhattan'ın bir nakliye kamyonu boşaltılmış.

Two months ago, a Manhattan mutual truck was cleaned out.

boşaltmak void

Bertram az önce bağırsaklarını boşalttı.

Oh! Bertram just voided his bowels.