Turkish-English translations for bol:

plenty, plentiful · lot, lots · baggy · loose · rich · large · aplenty · abundance, abundant · wide · full · ample · broad · copiously, copious · other translations

bol plenty, plentiful

Ben bu hafta sonu, size söz veriyorum, tamam, Jim ve Michelle bol zaman orada olacak mı?

I promise you, this weekend, there is going to be plenty of Jim and Michelle time, okay?

Herkes için bolca var.

We got plenty for everybody.

Ona bolca oda verin.

Give him plenty of room.

Click to see more example sentences
bol lot, lots

Evet, ben de bolca var.

Yeah, I get that a lot.

Evet, bana bir fincan kahve, sade olsun, bol şekerli ve birkaç da aspirin getirebilir misin tatlım?

Yeah, could you get me a cup of coffee, black, lots of sugar and a couple of aspirins, okay, sweetie?

Bol ye, tamam mı?

Eat a lot, OK?

Click to see more example sentences
bol baggy

Peki, bol pantolon giymek Tütün çiğnemek ve tamam, bir sopa ile bir top vurdu?.

Well, you wear baggy pants, chew tobacco and hit a ball with a stick, okay?.

Louis, sen ne yapıyorsun Yarın bol elbiseler, huh?

Louis, what are you doing? Tomorrow baggy clothes, huh?

Ya bunu ya da bol tişörtümü giymeliydim.

It was either this or the baggy sweatshirt.

Click to see more example sentences
bol loose

Ama bayım, "Bol ayakkabı, sıkı çorap," derler.

But sir, it's "loose shoes, tight socks".

Zarif giyimli, inatçı aktör Dar pantolon, bol gömlek

Graceful attire, stubborn actor Tight pants, loose shirt

Bol ayakkabı, sıkı çorap" mı?

Loose shoes, tight socks"?

Click to see more example sentences
bol rich

Zengin ve başarılı olmak için bolca dua ediyorum.

I pray hard to become rich and successful.

Bu ona bolca ün, zenginlik ve ödül kazandırdı.

It gave him fame, riches, and prizes galore.

Dani için bol lifli.

Rich in fiber, for Dani.

Click to see more example sentences
bol large

Cafe Mocha büyük boy, bol kremalı.

Cafe mocha, large. Extra cream.

Alıştığımız şakalardan ziyade bol pizza siparişleri, sahte telefon siparişleri, her şey.

Expect the usual "prankery" Large pizza deliveries, bogus phone orders.

Bol miktarda misk kokusu

large amounts of musk

bol aplenty

Bulutlar bol, ama yağmur kadar küçük.

Clouds are aplenty, but such little rain.

Arabalar bol, ama petrol zar zor yetiyor.

Cars are aplenty, but barely enough oil.

Los Angles Sırları İş bol, toprak ucuzdur.

There are jobs aplenty. Land is cheap.

bol abundance, abundant

İklimi iyi, bol yiyecek ve su var, gezegen dışı bir üs için harika seçim.

Good climate, abundant food and water. Excellent choice for an offworld base.

Güzel hava, bol yiyecek ve su.

Good climate, abundant food and water.

Arazim büyülü bir ormanın içerisinde. İçinde bol miktarda sincaplar ve küçük ördekçiler ve

It's in an enchanted forest abundant in squirrels and cute little duckies and

bol wide

Stella McCartney düşük yuvarlak yakalı bluzuyla ve ve uzun paça bol pantolonuyla.

Stella McCartney scoop-neck sweater and a nice pair of wide-leg slacks.

Yatıştırıcı için panzehir, bol miktarda.

Antidote for the sedative, widely available.

bol full

Ama bizim ülkemizde su bol ve su daha iyi temizliyor.

But our country is full of water and water cleans a lot better.

bol ample

Ve boş vakitler için de bol fırsatlar var.

And that there's ample opportunity for leisure also.

bol broad

Luke, o karılar, bol bol da içki.

Luke and them broads and all that booze.

bol copiously, copious

Biz bol miktarda kenevir yetistiriyoruz degilmi?

We grow copious amounts of ganja, yeah?