Turkish-English translations for boyun:

neck · length · pass · cervical · throat · horn · other translations

boyun neck

Ateş yok. Boyun ağrısı yok.

No fever, no neck pain.

Bu da boyun için.

This is for the neck.

Şimdi! Kol, boyun, kalp, bacak, bacak, akciğer.

Now, arm, neck, heart, leg, leg, lung.

Click to see more example sentences
boyun length

Felicia ve ben bunu enine boyuna tartıştık.

Felicia and I have discussed it at length.

Benim arabam iki araba boyu kadar öndeydi.

My car was about two car lengths ahead.

Saç rengi, boyu?

Hair color, length?

Click to see more example sentences
boyun pass

Levi ve Jacob. İki hafta boyunca bu topraklardan geçti.

Levi and Jacob. passed by these lands for two weeks.

Bugün vadi boyunca ilerledik. Babadzima yolunu yarıladığımızda Murod'da kamp kurduk.

Today passed through the valley and Murod staged base camp halfway to Babadzima.

Ama bazan, bir nefes hissederim. Akşam rüzgarı gibi bir odayı boydan boya katediveren bir nefes.

But sometimes, lfeel a draught, a breathofair passing through a roomlikethe eveningwind.

Click to see more example sentences
boyun cervical

Ve boyun, bu arada, bu daha iyidir?

And cervical, by the way. You feel better.

Bir boyun omuru.

A cervical vertebra.

Sonunda iki kırık boyun kemiği.

In the end, two broken cervicals.

boyun throat

Ne kadar güzel bir boyun.

What a lovely throat.

boyun horn

Patricia Van Horn iki yıl boyunca bir Şekil Değiştiren'le birlikte yaşamış.

Patricia Van Horn was living with a shape-shifter for two years.