Turkish-English translations for bozukluk:

disorder · change · coin · dysfunction · defect · deformity · quarter · breakdown · abnormality · anomaly · disturbance · malfunction · nickel · irregularity · failure · upset · impairment · distortion · penny · other translations

bozukluk disorder

Ve aynı zamanda kolayca sindirilir, Bu nedenle hazımsızlık ve mide bozukluğu için mükemmeldir.

And also it is easily digested, therefore it's excellent for indigestion and stomach disorder.

Siz de ona travma sonrası stres bozukluğu teşhisi koydunuz.

And you diagnosed him with post-traumatic stress disorder.

Muhtemelen travma sonrası stres bozukluğu yaşıyor.

He probably has post traumatic stress disorder.

Click to see more example sentences
bozukluk change

Evet. Bana biraz bozukluk ver.

Yeah, give me some change.

Oksijen makinesi için biraz bozukluğun var mı?

You got some change for the oxygen machine?

Hey, çocuklar alın size biraz bozukluk.

Hey, guys, here, take some change.

Click to see more example sentences
bozukluk coin

Bu bozukluk sadece senin değil.

This coin is not just yours.

Başka bozukluğun var mı?

Do you have another coin?

Bu bozukluğu bana bu sabah verdi.

He gave me this coin this morning.

Click to see more example sentences
bozukluk dysfunction

Jake, sen sertleşme bozukluğu hakkında ne biliyorsun?

Jake, wh What do you know about erectile dysfunction?

Yani, fonksiyon bozukluğu Monica ve Russel için uygun görünüyor.

I mean, the dysfunction really seems to suit Monica and Russell.

Bu proje dram ya da işlev bozukluğu ile ilgili olmayacak.

This project will not be about drama or dysfunction.

Click to see more example sentences
bozukluk defect

Doğru. Genetik bir bozukluk bu, hemolitik anemi gibi.

It's a genetic defect, just like hemolytic anemia.

Bir kalp yapısal bozukluğu, bir beyin tümörü bir idiopatik kangren vakası

A cardiac defect, uh, a brain tumor, an idiopathic gangrene case

Yani bu bir genetik bozukluk, tıpkı haemolytic anaemia gibi.

So it's a genetic defect, just like haemolytic anaemia.

Click to see more example sentences
bozukluk deformity

Ama aynı bozukluk onu bazı genetik deneyler için uygun bir denek yapmıştı.

But this same genetic deformity made him suitable for some Genetic experimentation.

Bu yüzden "hallux abducto valgus bozukluğu" ve Lisfranc kırıkları varmış.

That's why he had the hallux abducto valgus deformity and the Lisfranc fracture.

Şekil bozukluğu olan genç bir adam.

He's a young guy with a deformity.

Click to see more example sentences
bozukluk quarter

On dokuz sekiz araba altı beş bozukluklar üç iki

Ten nine eight car six five quarters three two.

Bir çeyreklik bozukluk var mı?

Got change for a quarter?

Bende biraz bozukluk var.

I've got some quarters.

Click to see more example sentences
bozukluk breakdown

Bir akıl hastanesi, depresyon ve sinir bozukluğu için.

A mental hospital for depression and breakdown.

Hayır sana söyledim, onda sinir bozukluğu vardı.

No. I told you, she had a nervous breakdown.

Ciddi bir sinir bozukluğu vardı.

It was a severe nervous breakdown.

Click to see more example sentences
bozukluk abnormality

Bu nasıl Bu genetik bozukluk onu etkileyecek mi?

How is this genetic abnormality going to affect her?

Çocukta tanımlanamayan genetik bir bozukluk vardı.

The boy had an unidentified genetic abnormality.

Bu genetik bozukluk onu etkileyecek mi?

This genetic abnormality going to effect her?

Click to see more example sentences
bozukluk anomaly

Bu gelişigüzel bir genetik bozukluk.

It's a random genetic anomaly.

Genetik bir bozukluk.

A genetic anomaly.

Ama bu Bozukluğu kim sakladıysa bir amaç için yaptı.

But whoever hid this anomaly did so for a reason.

Click to see more example sentences
bozukluk disturbance

Uyku bozuklukları yok. Ama semptomlara en iyi uyan o. Ve coğrafi olarak

No sleep disturbances, but it fits best with his symptoms and it's geographically the most

Efendim, algılayıcılar yıldızın yüzeyinde büyük bir manyetik bozukluk saptıyor.

Sir, sensors show a large magnetic disturbance on the star's surface.

Carbamazepine'nin yan etkileri deride dökülme, çift görme, uyku, baş dönmesi, mide bozuklukları

Carbamazepine's side effects include skin rash, double vision, drowsiness, dizziness, gastric disturbances

Click to see more example sentences
bozukluk malfunction

Sistemde bir işlev bozukluğu var!

There's been a system malfunction!

Bir çeşit işlev bozukluğu var.

Some sort of malfunction.

Michael, sarı referans, işlev bozukluğu.

Michael, yellow reference, a malfunction.

Click to see more example sentences
bozukluk nickel

Bu bir bozukluk mu?

Is this a nickel?

Bozukluklar Bakır ve Nikel.

Coins copper and nickel.

Güven bana, Peter Bozukluk-Yiyen çok daha mutlu olacak.

Trust me, Peter Nickels-Eater is gonna be much happier.

Click to see more example sentences
bozukluk irregularity

Bana kalp ritim bozukluğu gibi gözüktü ki kalp atışlarınız düzensiz.

It looks to me like arrhythmia, which is an irregular heartbeat.

Sadece bir görüntü bozukluğu.

It's just an irregularity.

Bu bir anormallik, bir bozukluk.

It's an anomaly an irregularity.

bozukluk failure

Tyler ile küçük bir iletişim bozukluğu oldu.

Tyler and I had a little failure to communicate.

Karaciğer yetmezliği artı kalp bloğu mitokondriyal bir bozukluk olabilir.

Liver failure plus heart block could be a mitochondrial disorder.

Hiçbir kaza veya fren bozukluğu yok.

There was no accident or brake failure.

bozukluk upset

Ağız kuruluğu çarpıntı, bulanık görme, sinirlilik. Mide bozukluğu.

Dry mouth, palpitations, blurred vision, irritability, upset stomach.

Deri lezyonları, saç kaybı, bulantı, mide bozukluğu.

The skin lesions, hair loss, nausea, gastric upset.

bozukluk impairment

Bu işlevsel bir bozukluk.

It's a functional impairment.

Zaman Bozukluğu deniyor.

It's called Chrono-Impairment.

bozukluk distortion

Akut duygusal düzensizlik, artmış öfke bozukluğu

Acute emotional deregulation, elevated rage distortion, no

Konuşma bozukluğu bilinmeyen bir dil değildir.

Speech distortion's not an unknown language

bozukluk penny

Evet, şimdi benim de biraz bozukluğa ihtiyacım var.

Yes, and now I need some smushed pennies.

İnsanlara göre kan, bakır gibi kokar. Bir kavanoz bozukluk gibi.

To humans blood just smells coppery,like a jar of pennies.