Turkish-English translations for bu yüzden:

that's why · so · therefore · then · hence · thus · other translations

bu yüzden that's why

Herkes sever bir bebeği İşte bu yüzden seviyorum ben seni Güzel bebek Güzel bebek..

Huh? Everybody loves a baby That's why I'm in love with you Pretty baby Pretty baby

Bu yüzden mi yaptın yani?

So that's why you did it?

Bu yüzden bu kadar sık eve gidiyorum, onlara yardım etmek için.

That's why I've been going home so much to help them.

Click to see more example sentences
bu yüzden so

Ve bu yüzden, genç ve çılgınca bir şey yapmak istedim, bunu yapmak istediğim tek kişi de sensin.

And so I wanted to do something young and crazy. And you're the only one I wanted to do it with.

Bu yüzden çok özür dilerim.

So I'm just really sorry.

İşte, o yüzden bu ev, evet çok güzel.

And, so the house, yes, is very beautiful

Click to see more example sentences
bu yüzden therefore

Oh, demek senin kararın değil, demek bu yüzden bu senin hatan değil, öyle değil mi?

This isn't my decision. Oh, so it's not your decision, so therefore it's not your fault, right?

Ve bu yüzden biz de bir başkası için yapabileceğimizi düşündük.

And therefore we figured we can do that for someone else.

Ve bu yüzden dün gece

And, therefore, last night

Click to see more example sentences
bu yüzden then

Bu yüzden burada değilim. Ne o zaman?

That's not why I'm here Then what?

O halde bu yüzden gidiyorsun.

That's why you go, then?

Bu yüzden onun numarasını aldık o zaman.

Then that's why we got his number.

Click to see more example sentences
bu yüzden hence

Bu yüzden bu toplantı çok önemli.

Hence this very important meeting.

Bu yüzden de "Titrek Eller." Zekice bile değil.

Hence, "Shaky Hands." Oh, that's not even clever.

O bölümü biliyorum, Amy, bu yüzden sana soruyorum.

I know that part, Amy, hence the question.

Click to see more example sentences
bu yüzden thus

Bu yüzden de benim için de çok önemli.

And thus, it's very important to me, too.

Bu yüzden, burası ait olduğun yer.

Thus, this is where you belong.

Bilgi güçtür, bu yüzden de bizim en büyük araştırmamızdır.

Knowledge is power and thus our greatest quest.

Click to see more example sentences