Turkish-English translations for bucaksız:

expanse · boundless · other translations

bucaksız expanse

Sadece bir kaç milyon yıl içinde, okyanusun bu boş genişliği dönüştürüldü.

In just a few million years, this empty expanse of ocean was transformed.

Bu muazzam tundra örtüsünde bir yerlerde daha büyük bir av olmalı.

Somewhere on this vast expanse of tundra, there must be larger prey.

Yani bu gelişme ve yayılmayla ilgili.

So it's about development and expansion.

Click to see more example sentences
bucaksız boundless

Bu sahip olduğunuz sınırsız cesaret mi yoksa bitmek bilmeyen bir aptallık mı?

Is it boundless courage you have, Or is it incorrigible stupidity?

O sadece bir zerre Bu sınırsız evrende.

She's a speck in a boundless universe.

Bu sınırsız sevgi.

This boundless love