buketi

Bir kutu çikolata, bir buket çiçek

A box of candy, a bunch of flowers

O zaman sana her gün taze bir buket yollarım.

Then I will send you a fresh bouquet every day.

Hey, Karen, günün sonu için bana bir buket çiçek sipariş et, zambak.

Hey, Karen, order me a bouquet of flowers for the end of the day, lilies.

Ve şimdi Miss Universe ona bir buket sunuyor

And now Miss Universe is presenting him with a bouquet

Sizin için ne büyük bir buket getirdim bak.

Look what a big bouquet I brought for you.

Adam eve, karısı için, elinde bir buket çiçekle gelir.

Guy comes home with a bouquet of flowers for his wife.

Kız arkadaşım şimdiden bir buket çiçek gönderdi.

My girlfriend already sent me a bouquet of flowers.

Bir keresinde bana bir buket zehirli sarmaşık vermişti.

One time he gave me a bouquet of poison ivy.

O zaman bir ayrılık buketi olmalı ve de ortanca olmalı.

Well, it should be a breakup bouquet, and it should be hydrangeas.

Bir de Sheila'ya bir buket çiçek gönder.

Oh, and send Sheila a basket of flowers.