Turkish-English translations for bulmaca:

puzzle · crossword · riddle · crossword puzzle · other translations

bulmaca puzzle

O, şimdi her yerde olabilir bu şehirde ya da değil. bir parça vardı bulmaca

She could be anywhere now, in this city or not. She had a piece of the puzzle

Bu bir bulmaca kutusu.

It's a puzzle box.

Burada bir bulmaca var.

There's a puzzle here.

Click to see more example sentences
bulmaca crossword

Ya da bir bulmacanın son iki ipucu ya da bir satranç hamlesi.

Or the last two clues of a crossword. Or a chess move.

Her hafta pazar bulmacasını çözüyor ve bitiriyormuş da.

She does the Sunday crossword every week and finishes it.

Bir ömür süren New York Times'ın Pazar bulmacası.

She's a lifetime of New York Times Sunday crosswords.

Click to see more example sentences
bulmaca riddle

Ama sadece bir tek tanık bu trajik bulmacaya yeni bir ışık tutabilir.

However, only one witness can shed new light on this tragic riddle.

Oh bu bir bulmaca!

Oh it is a riddle!

Bu bir bulmaca, bir espri.

It's a riddle, a joke.

Click to see more example sentences
bulmaca crossword puzzle

İyi genler ve çapraz bulmaca.

Good genes and crossword puzzles.

Çapraz bulmaca nasıl gidiyor?

How's the crossword puzzle going?

Sen sadece bulmaca çözüyordun.

You only did crossword puzzles.

Click to see more example sentences